Tarımda Alınması Gereken Önlemler İçin İktidara Uyarılar!
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Savaşın tarım üzerine olan etkileri ve çözüm önerileri üzerine TBMM’de basın toplantısı düzenledi.
Gürer, “ABD-İsrail ve İran arasında olan ve dört haftayı geride bırakan savaş, ülkemizde tarımında var olan sorunlarının katlamasına yol açmıştır. Özellikle gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde arz açığımız dışa bağımlığımız sorunun doğrudan her kesimi de etkilemektedir. Tarım politikalarının yanlış uygulamaları, pandemi, Ukrayna-Rusya Savaşı, küresel iklim değişikliği süreçlerinde uyarı verse de, iktidarın laftan öte geçmeyen ve kağıt üzerinde kalan önlemleri neticesinde, bugün yaşanmakta olan savaşın etkisini daha ağır hissedilmesine neden olmuştur. Gıda da arz açığı ithalat ile giderilmeye çalışılmakta yerli üretimi destekleme de gerekenler yapılmamaktadır. Tarım sanayi ve turizm karşısında ikinci plana atılmasına karşın turizm ve sanayide de sorunların oluştuğu da görülmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 Yılına İlişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerine göre Türkiye ekonomisinin 2025 Yılı 4.çeyreğinde yüzde 3,6 büyüdüğü açıklanırken tarımsal üretim ise sert düşüş yaşayarak yüzde 8,8 küçülmüştür. Hububat ve meyvelerde çift haneli kayıplar sebzede düşme meydana gelmiştir. Yapısal ve yönetsel sorunlarla boğulan tarım kesimi savaşında olumsuz etkisi ile zor bir sürece evrilmiştir. Acil önlemler şarttır” dedi.
Tarımda acil çözüm politikaları
Ömer Fethi Gürer, tarımda alınması gereken acil önlemleri şöyle sıraladı:
“Bu bağlamda yapılması gerekenleri de kamuoyu ile paylaşarak iktidarı uyarıyorum;
- Acilen üretici girdi fiyatlarında indirim sağlanmalıdır. Hayvansal ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliği için mevcutta ek muafiyetler sağlanmalıdır. Özellikle topraktan uzaklaşmış, kırsalda yaşayan küçük aile tipi işletmelerin toprakla tohumu buluşturması ve boşalan ahırların yeniden sürece katılmasını sağlayacak, ürün alım garantili, maliyet ve makul kar ile alım fiyatı oluşturulacak ve yem destekli Cumhurbaşkanlığı çağrısı yapılmalıdır.
- Gübre ve yemde %50 oranında sübvanse sağlanmalıdır. Sahte gübreye karşı denetimler artırılmalıdır. Gübre demek üretimde verim demektir. Gübresiz üretim verim kayıplarına da yol açar. Ülkemiz Gübre de önemli ölçüde dışa bağımlı kılınmıştır.
2020 yılında tonu 2 bin 140 lira olan taban ve üst gübre olarak kullanılan fosfor ve azotlu DAP gübre 39 bin lira bayi fiyatıdır. Tunus’tan ithal edilmektedir. Ülkemizin fosfatlı gübre ihtiyacının bir kısmını karşılamak ve ithalata bağımlılığını azaltmak amacıyla 1974 yılında kurulan tesis; özelleştirme yüksek kurulu kararıyla, özelleştirme idaresi başkanlığınca da ihaleye çıkarılarak 2011 yılı Temmuz ayında Mehmet Cengiz’e ait Cengiz Holding geçen tesis Eti Gübre, %100 yerli hammaddeyle üretim yapan tek tesis özelliğindedir. Buna karşın ithal DAP gübre de gelmektedir. Bitki gelişimini artıran azot içeren üre gübrede 2020 yılında 1860 lira ton fiyatı iken 31 bin 200 TL ton fiyatı çıktı ki 2 Şubat 2026 tarihinde üre gübre 24 bin 350 TL fiyatla bayide işlem görüyordu. Bostana da atılan sapa kalkma zamanında kullanılan şeker gübre olarak da üreticinin tanımladığı amonyum sülfat gübre 2020 yılında ton fiyatı Bin100 TL iken ton fiyatı 19 bin TL’ye çıktı. Amonyum sülfat gübre tonu şubat 2026’da 12 bin 100 TL idi. Kök sistemi güçlendiren dal yaprak ve sürgü için gerekli azot fosfor potasyum içeren 20-20 gübre 2020 yılında ton fiyatı 2.140 TL iken 25 bin 750 TL’ye çıktı. Can gübre 1160 TL iken şubat ayında 13 bin 850 TL halen 19 bin 700 liradan bayide işlem görmektedir ve bazı gübrelerin temininde de sorun yaşanmakta ve gübre fiyatı nerede ise her gün değişmektedir.
Bu yıl gübre desteğinde iktidar yeni düzenlemeye gitti. Geçen yıl verilen destek bir yıllık zammı karşılamamıştı. Gübre de acilen yapılması gereken en az %50 oranında kamu tarafından sübvanse sağlanmalıdır. İthal yem fiyatları da artmaktadır 50 kg süt yemi 1.000 lirayı bazı bölgelerde aşmıştır. Çiğ süt sabit tutulurken yem fiyatı artış hayvancılık yapanları zorlamaktadır. Hayvan kesim ve satışı yerine özellikle süt inekleri korunması sağlanmakla ve yem de de sübvanse edilerek %50 destek verilmelidir. Kimyasal gübreler önemli ölçüde doğalgaza bağlıdır. Sakarya Gaz Sahası, Türkiye’nin en büyük doğal gaz keşif edildiği ve 2023 itibarıyla karaya ulaştırılmaya başlandığı açıklanmıştı. Bu doğal gazdan gübre üretimi nasibini alması sağlanıp özelleştirme ile fabrikaları satılarak dışa bağımlı kılınan gübre için yeni yol haritası oluşturulmalıdır.”








