Kooperatifçilik İlkeleri ve Değerleri
Modern anlamda ilk kooperatif, 21 Aralık 1844 tarihinde İngiltere’nin Manchester şehrinde Rochdale Haksever Öncüleri tarafından kurulmuştur. Bu tarihi olaya atıfta bulunmak üzere Uluslararası Kooperatifler Birliği(ICA), Öncülere saygı duruşu niteliğinde olan, 31. Kongresini 20-23 Eylül 1995 tarihleri arasında Manchester’da yapmıştır. Kooperatifçilik ilkeleri ve değerleri, aynı kongrede, kooperatifçiler tarafından tartışılmış ve bugünkü halini almıştır.
1995 yılında, altı değer ve destekleyici etik değerler ile yedi ilke belirlenmiştir.
Kooperatifçilik Değerleri
Kooperatifçiliğin değerleri, ilkeleri destekleyen ve onlara ruh katan kavramlardır. Gerek altı temel değer ve gerekse onların destekleyicileri olan görülmesi gereken etik değerler birlikte insani, ahlaki ve geniş bir alan oluşturmaktadır. Değerleri oluşturan yaklaşık 10 kavram/anlatım bütünü -soyut boyutta olmakla beraber- somut hedefler, hareket alanları ve yöntemleri sunmaktadır. Bunların birbiriyle ilişkileri ve etkileşimi, kooperatifi ve ortaklarını (dolayısıyla toplumu) doğrudan sarıp sarmalamaktadır.
a. Kendi Kendine Yardım: Kooperatifler felsefeleri, kuruluş hedefleri ve işleyişleri gereğince yardımlaşma ve dayanışma yapılanmalarıdır. Buradaki yardımlaşma ve dayanışma akışı, kabaca ikiye ayrılabilir; kooperatifin ortaklara yardımları ve destekleri ile ortakların kooperatife yardımları ve destekleri. Bu akışların oluşması için temel şart kooperatif ortaklarının birbiriyle olan dayanışma ve yardımlaşma eğilimleri ve uygulamalarıdır.
b. Kendi Kendine Sorumluluk: Kooperatifler; hedefleri, çalışmaları ve yasal çerçeve nedeniyle sorumluluklar taşırlar. Kooperatiflerde hem ortakların hem de tüzel kişiliğin benzer ve farklı sorumlulukları vardır. Kooperatifin taşıdığı sorumlulukların başında kooperatifin tüzel kişiliğine karşı olanlar gelmektedir.
c. Demokrasi: Kooperatifler, demokrasinin güzel örneklerinin ve uygulamalarının yaşandığı taban örgütleridir. Sosyal dayanışma ekonomisinin bir örgütlenme biçimi olarak kooperatiflerde her ortak; bilgi, birikim, deneyim ve emeğini ortaya koyabilir. Demokratik katılım, kooperatifi ileriye taşıyacaktır.
d. Eşitlik: Kooperatiflerde mutlak eşitliğin görüldüğü başlıca alan, kararlara katılma ve oy hakkıdır. Kooperatif faaliyetlerine katılıp katılmadığına bakılmaksızın bir ortak, genel kurul toplantılarına katılabilir. Kooperatiflerde, söz hakkı, sermaye oranında değildir; her ortak ortaklık payına bakılmaksızın eşit söz hakkına sahiptir. Toplantılarda/kararlarda, her bir ortağın eşit ve bir oy hakkı vardır. Nesnel ve çerçevesi belirlenmiş koşullar dahilinde olmak üzere, her ortağın kooperatif faaliyetlerine katılması ve ilgili süreçlerde görevler alması mümkündür.
e. Hakkaniyet: Kooperatiflerde hakkaniyet oluşumu, emek ve alın teri ile doğru orantılıdır. Bir kooperatifte ortağın gelir beklentisi faaliyetlere katılımına bağlıdır. Faaliyetlerine katılmayan, ürünlerini teslim etmeyen bir ortak, kooperatiften herhangi bir ödeme/ücret talebinde bulunamaz. Bunun tek istisnası, kooperatifin usullere uygun biçimde kar payı dağıtım kararı vermesi halinde, ortak herhangi bir faaliyete dahil olmasa da payına düşen parayı alabilir.
f. Dayanışma: Kooperatifçiliğin temelinde dayanışma yatar. Dayanışma, sadece ortaklar arasında kalmamalıdır. Kooperatifin bulunduğu sektörde/bölgede diğer kooperatifler başta olmak üzere kooperatifçilik ekosistemi içinde bulunan kişiler, kuruluşlar ve kurumlarla da dayanışmacı bir yaklaşım sergilenmelidir. Bu yolla hem kooperatifçilik ekosistemi güçlenecek/büyüyecek hem de kooperatif benzer koşullardaki taraflarla daha kolay anlaşarak faaliyetlerde bulunacaktır.
g. Etik Değerler: Kooperatifçiliğin altı değeri, bazı etik değerlerle desteklendiğinde anlamlı gelecek ve karşılığını bulacaktır. Bu etik değerlerin başında; dürüstlük, açıklık, sosyal sorumluluk ve başkalarını önemseme gelmektedir. Her bir kavram/anlatım bütünü, değerlere; zenginlik, derinlik ve ruh katmaktadır.
Kooperatifçilik İlkeleri
Kooperatifçilik ilkeleri gerek uygulamalar ve gerekse yasal düzenlemeler yoluyla kendilerine yer bulmaktadır. İlkelere (ve elbette değerlere) bağlı çalışmalar yürüten kooperatifler orta ve uzun vadede kalıcı ve başarılı olmaktadır. İlkelerin dünyadaki en başarılı kooperatiflerin deneyimlerinden ve belleklerinden derlendiği gerçeği, onların önemini ve değerini ortaya koymaktadır. Kooperatifçiliğin de insanlığın ortak kültürü ve mirası olmasından kaynaklı “denenmiş” ve “kendini ispat etmiş” kavramların/anlatım bütünlerinin her zaman göz önünde bulundurulması hem kooperatifçiliğin hem de toplumun (ülkenin) kazancı olacaktır. Kooperatifçilik değerlerinde olduğu gibi kooperatifçilik ilkelerinin de birbiriyle ilişkili ve bütünün ayrılmaz parçası olduğu unutulmamalıdır.
a. Gönüllü ve Herkese Açık Ortaklık: Yasal düzenlemelerle belirlenmiş koşulları taşıyan herkes kooperatif ortağı olabilir. Bazı kooperatiflerin faaliyetleri ve hedefleri doğrultusunda farklı koşullar oluşturması mümkün olmakla beraber ülkemizde ortaklık için “medeni hakları kullanma yeterliliği” temel koşuldur. “Serbest giriş çıkış ilkesi” olarak da bilinen gönüllü ve herkese açık ortaklık ilkesi, kooperatifçiliğin yasal düzenlemelerinde ve dünya ölçeğindeki uygulamalarında kendine yer bulmaktadır.
b. Ortaklar Tarafından Gerçekleştirilen Demokratik Denetim: Kooperatifler genel kurul toplantılarında yönetim kurulunun yanı sıra denetim kurulu/denetçileri de seçerler. Denetçiler, yasal sorumlulukları ve görevleri gereği kooperatifi genel kurul (kamu ve ortaklar) adına denetlemektedir. Yasalarımıza göre denetçiler, koşulları taşıyan ortaklar arasından seçilebildiği gibi dışarıdan da seçilebilir.
c. Ortakların Ekonomik Katılımı: Kooperatiflerde ortakların ekonomik katılımı denildiğinde ilk akla gelen ortaklık paylarıdır. Başlangıçta kooperatiflerin sermayesi çok düşüktür. Özellikle rekabet halinde olduğu organize ve güçlü sermaye şirketleri düşünüldüğünde, kooperatifler çok küçük kalmaktadır. Kurumsal güçlenme ve dolayısıyla ortakların güçlenmesi için kooperatif faaliyetlerine ellerinden geldiğince dahil olmalıdırlar. Aynı şekilde mümkün olduğunca ürünlerini kooperatif yoluyla değerlendirmelidir.
d. Özerklik ve Bağımsızlık: Kooperatifler kuruluş sürecinde ve faaliyetlerinde özerk ve bağımsız olarak hareket etmelidir. Tüm kararlarda ve faaliyetlerde, bir kooperatifin ortakları kendi hür iradelerini ortaya koymalıdır. Özerkliğin ve bağımsızlığın çerçevesini ve güvencesini ilgili yasal düzenlemeler vermektedir. Bir kooperatif, yasal çerçevede kalmak kaydıyla, hangi tür faaliyetlerde bulunacağı, kimleri yönetici/denetçi seçeceği veya seçilmiş kişilerin görevlerini sonlandıracağı gibi konularda kendi kararlarını verebilir.
e. Eğitim, Öğrenim ve Bilgilendirme: Kooperatifler hedefleri ve yürüttükleri faaliyetler nedeniyle ortaklarının eğitim ve öğrenim seviyelerini ve ihtiyaçlarını değerlendirmelidir. Böylelikle ortağın/insanın eğitim–öğrenim yoluyla gelişimi, kooperatifin/yörenin gelişimi anlamına gelecektir. Kooperatif, ortakları ve paydaşlarına dengeli ve sistemli biçimde bilgilendirmeler yapmalıdır. Bilgilendirmeler, kooperatifin kendisi ile ilgili olabileceği gibi genel kooperatifçilik konularında da yapılabilir.
f. Kooperatifler Arasında İş Birliği: Güçlü bir kooperatifçilik ekosisteminin oluşması için bir kooperatifin ortaklarının kendi aralarında iş birliği ve dayanışma halinde olması yetmemektedir, kooperatiflerin (ve elbette ortakların) diğer kooperatiflerle ve ortaklarla da iş birliği ve dayanışma içinde olunması gerekmektedir. Kooperatifçilikte görülen sorunlar, zorluklar, hedefler ve faaliyetler, onların kendi aralarında iş birliği yapmasının hem gerekçesi hem de kolaylaştırıcıdır. Bir kooperatif/kooperatifçinin “halinden” en iyi diğer bir kooperatif/kooperatifçi anlayacaktır.
g. Topluma Karşı Sorumlu Olma: “Sosyal temelli ekonomi işletmeler” olarak kooperatifler topluma karşı sorumluluklar taşımaktadır. Kooperatifler doğası gereği iş birliği, güç birliği ve dayanışma esaslarına göre kurulmaktadır. Bu kavramlar, sadece ekonomik faaliyetler kapsamında değerlendirilmemelidir, aynı zamanda kooperatifin sosyal rollerinde ve görevlerinde de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu kapsamda olmak üzere kooperatiflerin; eşitsizliğin ortadan kaldırılması, gelir kaynakları oluşturma, fırsat eşitliği, istihdam olanakları yaratma, demokratik eğilimleri güçlendirme, sosyal adalet, sosyal katılım, kapsayıcılık, sosyal kalkınma, grupların güçlendirilmesi ve görünürlüğünün artırılması gibi sosyal rolleri ve görevleri vardır.
Yıllar içinde, binlerce insanın ortak emeği olarak ortaya çıkan kooperatifçilik ilkeleri ve değerleri, kooperatiflere kimlik, kişilik ve ruh kazandırmaktadır. Toplamda 13 kavram/anlatım bütününden oluşan ilkeler ve değerler, bazı etik değerler ile biraz daha anlam ve değer kazanmaktadır. Dünya kooperatifçilik hareketi, sadece günlük faaliyetler ile ortaya bir şeyler koymamaktadır, aynı zamanda, ekonomik ve sosyal alanda insanlığa kalıcı eserler oluşturmaktadır. Bu eserler; yazılı metinler, dayanışma kalıpları, sosyal adalet kuralları gibi ortak akıl ürünleri olabilmektedir. İnsanlığın ortak mirası diyebileceğimiz bu ürünler sayesinde, toplumlarda; sosyal barış, kapsayıcılık, adalet ve dayanışma artmaktadır. Bu olumlu gelişmeler, “kooperatiflerin daha iyi bir dünya kurmaları”nın ispatlarından birisi olmaktadır.
Kaynakça
- https://ica.coop/en/media/library/research-and-reviews/guidance-notes-cooperative-principles (E.T.: 2-7 Haziran 2026)
- https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=1163&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (E.T.: 2-7 Haziran 2026)








