ÇevreHaberlerToplum

“Suyun Aktığı Yerde Eşitlik Büyür”

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D), Dünya Su Günü açıklamasında güvenli su ve sanitasyonun insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin kritik öğeleri olduğuna dikkat çekerek herkesin daha güvenli suya eriştiği, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı yaşam için harekete geçerek su yönetimi çözümlerinde kadını önceliklendirelim çağrısı yaptı.

Her yıl, evlerine yakın güvenli suya erişimi olmayan 2,1 milyar insanı etkileyen önemli bir soruna dikkat çeken bir tema ile 1993 yılından beri kutlanan 22 Mart Dünya Su Günü’nde İstanbul Teknik Üniversitesi(İTÜ) Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, herkesin daha güvenli suya eriştiği, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı yaşam için harekete geçerek su yönetimi çözümlerinde kadını öncelikleyelim çağrısı yaptı.

Bu yıl Birleşmiş Milletler(BM) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları(SKA) içinde SKA5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve SKA6: Temiz Su ve Sanitasyon ile güvenli su ve sanitasyonun insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin kritik öğeleri olduğuna 22 Mart Dünya Su Günü’nde dikkat çekilerek tüm kadın ve kız çocuklarını güçlendirmek hedefli kampanya “Suyun Aktığı Yerde Eşitlik Büyür” teması ile yürütülüyor bilgisini veren Prof. Dr. Karaosmanoğlu,  “küresel su krizi herkesi etkiliyor. Ancak bu etki eşit değil. Eşitsizlikler artarken en büyük yükü kadınlar ve kız çocukları taşıyor” dedi.Su, kadın ve korkutucu sayılar

BM verisine göre: 

  • Kadınların dörtte birinden fazlası, 1 milyardan çok kadının güvenli içme suyu erişimi yok,
  • 1,8 milyardan fazla evde içme suyu yokken  her üç haneden ikisinde su toplamadan kadın sorumlu,
  • Veri bulunan 53 ülkede kadınlar ve kız çocukları  erkekler ve erkek çocuklardan üç kat daha fazla olarak günde 250 milyon saat su toplama işi yapıyor,
  • Güvenli olmayan su, sanitasyon ve hijyen her gün beş yaşın altındaki yaklaşık bin çocuğun ölümüne neden oluyor,
  • Ülkelerin yaklaşık %14’ünde kadınların suyla ilgili karar alma ve su yönetimine eşit şekilde katılımını sağlayacak mekanizmalar bulunmamakta.

Bu sayılara vurgu yapan Prof. Dr. Karaosmanoğlu, hepimize düşen görevleri bilme gereğine dikkat çekti. Su yönetimi çözümlerinde kadını önceliklendirilmesi

“Su yönetimi çözümlerinde evde, okulda, işte, yolda, tarlada, ormanda, yaşamda her yerde en doğru ve iyiyi başarmak için kadın ve kız çocuklarını merkeze alma vakti geldi. Kadın sesinin, liderliğinin ve yetkilerinin tam tanındığı, su kararlarında eşit söz hakkına sahip olduğu, dönüştürücü, kapsayıcı, hak temelli yeni bir yaklaşım şart. Hepimiz, tüm paydaşlar öğrenmeli, etki yolumuzu seçmeli ve nasıl değer yaratacağımızı belirlemeliyiz” diyen Prof. Dr. Karaosmanoğlu sivil toplum kuruluşlarının bu yolda paydaş sorumluluğu yüksek değerlendirmesini yaptı.

SÜT-D’nin Su Perileri görevde

Prof. Dr. Karaosmanoğlu, “15 Eylül 2025’te kız çocuklarına sürdürülebilir yaşam kültürü için su yönetimini öğretme, uygulatma ile değer yaratma hedefli Su Perileri projemizi başlattık. İlk paydaş okulumuz Beşiktaş Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM). BİLSEM okullarımızda yetenekli öğrencilerin gelişimleri hızlandırılmakta, okul saatleri dışında özel eğitimler verilmekte. Projemizde  20 kız çocuğu, 20 anne ve 6 kız kardeş ile ilerliyoruz” dedi.

İlgili başlıklar

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir