Dış HaberlerHaberlerTarım

Bahçecilik Sektörünün Potansiyeline Vurgu Yapıldı

Kyoto/Roma – BM Gıda ve tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörü QU Dongyu  yaptığı açıklamada, tarımın yalnızca yeterli miktarda gıda üretmeye odaklanmanın ötesine geçmesi ve sağlıklı beslenme için gerekli olan çeşitli ve besleyici gıdaların sağlanmasına daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini belirtti; ayrıca bahçeciliğin daha iyi beslenme, dayanıklı geçim kaynakları ve daha sürdürülebilir tarım-gıda sistemlerine olan katkısına dikkat çekti.Japonya-Kyoto’daki Uluslararası Bahçecilik Kongresi’nde konuşan QU Dongyu; meyve, sebze ve diğer bahçecilik ürünlerinin sağlıklı beslenme, biyoçeşitlilik, iklime dayanıklılık ve geçim kaynakları açısından oynadığı role işaret ederek, “Başarı artık sadece ne kadar gıda ürettiğimizle ölçülemez. Tarımın, sağlıklı toplumların ihtiyaç duyduğu gıdaları sağlayıp sağlamadığı ve bu gıdaların herkes için mevcut, erişilebilir ve uygun fiyatlı olup olmadığıyla da ölçülmelidir” dedi.

2010 ile 2024 yılları arasında meyve ve sebze üretimi, tahıl üretiminden daha hızlı bir büyüme gösterdi ve bahçecilik sektörü günümüzde küresel tarımsal üretim değerinin neredeyse dörtte birini (yaklaşık 1,4 trilyon dolar) oluşturuyor. Bu dönemde ihracat yıllık ortalama yüzde 2,6 oranında artarak 2024 yılına gelindiğinde 240 milyar dolar değerinde 175 milyon tona ulaştı.

Ancak Genel Direktör; bilim insanları, politika yapıcılar, iş dünyası temsilcileri ve üreticilerden oluşan dinleyici kitlesine, elde edilen bu ekonomik başarıya rağmen durumun daha sağlıklı beslenme alışkanlıklarına yansımadığını ifade etti.Verimlilik, bulunabilirlik ve uygun fiyatlılık

Genel Direktör; verimlilik, bulunabilirlik ve uygun fiyatlılığı, bahçecilik sektörünün beslenme açısından taşıdığı tam potansiyelin açığa çıkarılmasının önündeki birbiriyle bağlantılı üç zorluk olarak tanımladı.

Verimlilik sorununu gözler önüne seren bir durum olarak; araştırma, genetik ve altyapı alanlarındaki yetersiz yatırımlar nedeniyle verim artışları yıllık yüzde birin altında kalmış ve tahıl ürünlerinin gerisinde seyretmiştir.

Bulunabilirlik konusuna gelince; FAO’nun son analizleri, 2023 yılında ülkelerin yalnızca yarısının, FAO/Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) kişi başına günlük 400 gramlık tüketim hedefini karşılamaya yetecek miktarda meyve ve sebze ürettiğini göstermektedir. Küresel ölçekte ortalama tüketim ise kişi başına günde tahminen 80 gram meyve ve 190 gram sebze ile bu hedefin oldukça altındadır.

Uygun fiyatlılık açısından bakıldığında, 2016 ile 2025 yılları arasında ülkelerin yüzde 89’unda meyve, yüzde 93’ünde ise sebze üretici fiyatları artış göstermiş; bu artışların yıllık medyan değeri sırasıyla yaklaşık yüzde 4,2 ve yüzde 4,7 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Mevcut eğilimler, gelecekte önemli açıkların ortaya çıkacağına işaret etmektedir. Öngörüler, 2050 yılına gelindiğinde Sahra Altı Afrika’daki ülkelerin üçte birinden daha azının, ortak FAO/DSÖ tavsiyesini karşılayacak düzeyde meyve ve sebze arzına sahip olacağını göstermektedir.

Arazi ve su kaynaklarının giderek kısıtlı hale gelmesi ve iklim değişikliğinin artan sıcaklıklar, su kıtlığı, aşırı hava olayları, zararlılar ve hastalıklar yoluyla baskıyı şiddetlendirmesi karşısında Genel Direktör; geliştirilmiş tohum ve dikim materyali, daha sağlıklı topraklar, verimli sulama, mekanizasyon ve dijital teknolojiler, yayım hizmetleri, hasat sonrası sistemler ile üreticiler ve pazarlar arasında daha güçlü bağlantılar kurulmasına yönelik yatırımlar yapılması çağrısında bulundu.

Genel Direktör, üretim verimliliğinin artırılmasının önemini vurgulayıp, “Gelecekteki büyüme, giderek artan bir şekilde, daha az kaynakla daha fazla üretim yapılmasına dayanmalıdır” dedi.İnovasyon çiftçilere ulaşmalı

Kaydedilecek ilerlemenin sadece bir genişlemeyi değil, çiftçilerin merkezde yer aldığı bir dönüşümü gerektireceğini belirten Genel Direktör, “Çiftçilerin bilgisi, güveni ve katılımı olmadan hiçbir inovasyon, politika veya yatırım başarılı olamaz. Bilim insanları ve araştırmacıların çalışmaları çiftçiler tarafından benimsenmelidir” dedi.

Genel Direktör; yapay zeka, genom düzenleme ve dijital araçların ıslah süreçlerini hızlandırdığını ve hasat sonrası kayıpları azalttığını ifade etti. Bu bağlamda, FAO/IAEA Gıda ve Tarımda Nükleer Teknikler Ortak Merkezi’nin mutasyon ıslahı konusundaki çalışmalarına değindi; söz konusu çalışmalar, aralarında pek çok meyve ve sebze türünün de bulunduğu 70’ten fazla bitki türünde 3.450’yi aşkın tescilli ürün çeşidinin geliştirilmesine katkı sağladı.

Genel Direktör; inovasyonun, özellikle de dünya bahçecilik üretiminin büyük kısmını gerçekleştiren küçük ölçekli üreticiler için erişilebilir, uygun maliyetli ve benimsenebilir olması çağrısında bulundu.

20 hektar veya daha küçük araziler, küresel meyve ve sebze üretiminin yarısından fazlasını oluştururken; bu oran Asya ve Sahra Altı Afrika’da yüzde 80’in üzerine çıkmaktadır.

Ayrıca hükümetlere; araştırma, tohum sistemleri, altyapı, ticaret politikaları ve kalite ile besin değerini ödüllendiren piyasalar aracılığıyla sektörü desteklemeleri çağrısında bulundu.Gelenek ve yeniliği birleştirmek

Genel Direktör, geleceğin nesiller boyu aktarılan geleneksel bilgiden de yararlanması gerektiğini belirterek, FAO’nun bu alandaki çabalarına dikkat çekti. FAO’nun Küresel Olarak Önemli Tarımsal Miras Sistemleri kapsamında tanınan 104 sistemin neredeyse yarısı, Çin’in Jia Bölgesi’ndeki hünnap bahçelerinden Mısır’ın Siwa Vahası’ndaki hurma ağaçlarına ve zeytinliklere ve Peru’nun And Dağları’ndaki teraslı tarıma kadar bahçecilikle ilgilidir.

Genel Direktör ayrıca, izleyicilerle yaptığı soru-cevap oturumunda, geleneksel ürünlerin ve üretim yöntemlerinin tam potansiyelini ortaya çıkarmak için en son teknolojilerin uygulanmasının önemini vurguladı. Ayrıca, tüketicileri değişen senaryolara uyum sağlamak ve gıda israfını azaltmak için tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye yönlendirmenin gerekliliğini de vurguladı.

FAO, Akıllı Tarım yaklaşımı ve Tek Ülke Tek Öncelikli Ürün girişimi, El Ele Girişimi ve Yeşil Şehirler Girişimi gibi girişimler aracılığıyla bu çabaları desteklemektedir.

FAO’nun 2027’de yayınlanması beklenen “Küresel Ölçekte Meyve ve Sebzelerin Tam Potansiyelini Ortaya Çıkarma” başlıklı raporu, üretim, ticaret ve tüketimdeki eğilimleri inceleyecek ve meyve ve sebze sektörünün kalbindeki şu temaları ele alacak; geçim kaynakları, sağlık, verimlilik, bitki sağlığı, tohum tedariki ve pazarlar.

Paylaş:

İlgili başlıklar

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir