Köşe Yazısı

Çiftliğe Dışarıdan Alınan Hayvanlar

Bir işletmeye dışarıdan hayvan alınması çok sayıda riski beraberinde taşır.  Çiftliğe başka çiftlikten inek, düve ya da gebe düve alınmasında dikkat edilecek hususlar vardır. Başka bir çiftlikten işletmeye hayvan alınacaksa kayıtları istenmelidir. Eğer mümkünse sadece ineğin ya da düvenin değil anne ve babasının pedigrileri de alınmalıdır. Ülkemizde kayıt sisteminin çok gelişmediğini biliyoruz ancak iyi kayıt tutan çiftlikler de var.

Dış görünüş tabii ki önemlidir. Görülebildiği kadar dışarıdan kontrol yapılmalıdır. Fakat yeterli değildir. İnek ya da düvenin kayıtları hatta çiftliğin ortalama kayıtları da sorulmalıdır. Hiç olmazsa çiftliğin somatik hücre ortalaması sorulabilir.

ABD’de çiftliğe dışarıdan hayvan alınacaksa Staphylococcus aureus tahlili yaptırılır. Çünkü Staphylococcus aureus gizli mastitis (contagious , bulaşıcı mastitis) etkenidir. Hayvanlar arasında yayılır ve giderek çiftliği sarar.

Ülkemiz ise dışarıdan hayvan alma konusunda çok dikkatli olmamızı gerektiren hastalıklar bakımından sorunludur. Bunlar tüberküloz (verem) ve brusellozdur. Bu hastalıklar sürü hastalıkları olarak tanımlanan, işletmeye girdikten sonra büyük dertler açan hastalıklardır. Dışarıdan alınan inek ya da düveler, tercihen, ari çiftliklerden alınmalı ya da tahlil yaptırılmalıdır. Tahlil ile hayvan satın almak şarttır. Kimse parayla hastalık satın almak istemez. Buna rağmen tahlil ile alışveriş yaygınlaşmamıştır. Bu yüzden büyük kayıplar yaşayan çiftlikler vardır.

Demek ki tüberküloz (verem), bruselloz ve Staphylococcus aureus tahlili yaparak çiftliğe hayvan sokulması sistem haline gelmeli, işletmeye dışardan hayvan almanın temel kuralı olmalı ve böyle olduğu her alışverişte kabul edilmelidir. Kesinlikle biyogüvenlik kuralı budur. Aksine alışveriş, biyogüvenlik kuralının ihlali olur.

Suni tohumlama yaptıranlardan hayvan almak doğru bir karardır. Doğal aşım yapan yani boğa kullanan çiftliklerden viral, bakteriyel ve genetik hastalık satın almayalım. Doğal aşım ile bulaşan çok sayıda hastalık vardır. Ayrıca doğal aşımda kullanılan boğaların taşıdıkları resesif (çekinik) genleri bilemeyiz. Suni tohumlama boğaları enfektif hastalıklar ve genetik bozukluklar bakımından kontrol altında olduklarından güvenlidirler.

Çiftliğe dışarıdan alınan hayvanlar büyük bir stres içerisinde gelecekleri için, geldiklerinde stres giderici uygulama olarak 1 hafta süreyle, yemlerinin üzerine serpmek suretiyle, yüksek dozda, aminoasit, vitamin, iz mineraller kullanılmalıdır. Bu uygulama kesinlikle ihmal edilmemelidir. Diğer yandan yeni getirilen hayvanlar en az 10 gün karantinaya alınmalı, ayrı bir yerde tutulmalı, daha sonra diğerlerinin yanına konulmalıdır.

Yeni alınan hayvanların aşı geçmişi istenmeli, eğer aşı geçmişi bilinmiyorsa hiç aşıları yokmuş gibi aşılama programına alınmalıdır. Eğer mümkünse, IBR ve BVD aşıları yapılmış olmalı, yapıldığı ispat edilemiyorsa baştan aşılama yapılmalıdır. Bu iki hastalık ile ilgili tahlil yapılması, özellikle PI (persiste enfekte – inatçı enfekte) hayvanların sürüye katılmaması gerekir.

Görüldüğü gibi dışarıdan hayvan almanın kendine göre usulleri vardır. En başta söylediğimiz gibi, sürüye dışarıdan hayvan katmak riskleri satın almakla eşdeğerdir. Biyogüvenlik koşullarını göz ardı edersek genel deyimle “bir çuval inciri berbat ederiz”.

Sonradan uğraşmaktansa baştan tedbirli olmak daha iyidir.

Paylaş:
Tahir S. Yavuz

Tahir S. Yavuz 1957 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Gemlik’te tamamlayan Yavuz, lise öğrenimini Bursa Erkek Lisesi’nde 1974 yılında tamamladı ve aynı yıl İstanbul Veteriner Fakültesi’nde öğrenimine başladı.
1979 yılında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun oldu. 1983 yılı Nisan ayına kadar Bursa Hayvan Hastanesi’nde Veteriner Hekimlik, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde asistanlık yaptı. 1983-1988 yılları arasında Pınar Et’in kuruluş ve işletmesinde görev aldı. Pınar Et’te çalıştığı yıllarda tanıştığı meslektaşlarıyla 1988 yılında Ege Vet’i kurdu. 1988-1998 yılları arasında Amerikan Yemlik Tahıl Konseyi’ne danışmanlık hizmetleri verdi. Ege Vet Genel Müdürü olarak görev yaptı. Ata Fen ve Sürü Yönetimi şirketlerinin kuruluşunda yer alan Yavuz, mesleği ile ilgili olarak çok sayıda makalelerini 2009 yılında “Meslekte 30 yıl” ve 2014 yılında “Meslekte 35 yıl” kitaplarında topladı ve yayınladı. Daha sonra 12 adet kitabı yayınlandı. Mesleğiyle ilgili gazetelerde, dergilerde, internette köşe yazıları halen yayınlanmakta ve çeşitli TV programlarında bilgilerini paylaşmaktadır.
Yurtiçinde ve yurtdışında birçok mesleki örgüte üye olan Yavuz, bir dönem İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği yapmıştır. SETBİR Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürütmektedir. Yavuz, VİSAD, İZSİAD, İzmir Tarım Grubu ve TAGYAD üyeliklerini de sürdürmektedir. Yavuz, Veteriner Hekim Dr. Nuran Yavuz ile evlidir.

    İlgili başlıklar

    Köşe Yazısı

    İşkembe Suyu

    İşkembede(rumen) sindirim bakteriler, protozoalar (infusoria), mantarlar ve arkeler (archaea) tarafından gerçekleştirilir. Bu mikroorganizmaların tümüne “rumen ...

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir