EkonomiHaberlerTarım

ATB Meclis Toplantısı Yapıldı

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Borsa yönetiminin bir aylık faaliyetleri hakkında üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır; tarım, ekonomi, Antalya’nın ekonomik verileri ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Tarımın stratejik sektör olarak ele alınması

Eylül ayında açıklanacak yeni Orta Vadeli Program’ın(OVP) iş dünyası açısından büyük önem taşıdığını belirten Çandır, yeni OVP’de tarımın stratejik sektör olarak ele alınmasını beklediklerini söyledi.

Üreticinin yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu, tüccar ve sanayicinin ise yüksek finansman maliyeti ve kur baskısıyla mücadele ettiğini belirten Çandır, “OVP’nin; üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette, sanayiciyi üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve ortaya koyması gerekiyor” dedi.

Desteklerin maliyetlerle uyumlu ve öngörülebilir olması gerektiğini vurgulayan Çandır, finansmana erişimin uygun maliyetli ve uzun vadeli hale getirilmesi, üretim ve ihracatın rekabet gücünü koruyacak kur ve kredi politikalarının oluşturulması ve yatırımı teşvik eden öngörülebilir bir ekonomik ortam sağlanması gerektiğini söyledi.Antalya ihracatı, Türkiye ortalamasının 10 puan üzerinde

2026 yılının ilk yedi ayında Türkiye’nin ihracatının yüzde 4,2 artarak 141 milyar dolara, Antalya’nın ihracatının ise yüzde 14,2 artışla 1,38 milyar dolara ulaştığını belirten Çandır, Antalya ihracatının Türkiye ortalamasının 10 puan üzerinde büyüdüğünü söyledi.

 İlk yedi ayda tarımın toplam ihracattaki payının Türkiye’de yüzde 15, Antalya’da yüzde 59 olduğunu kaydeden Çandır, sanayinin payının Türkiye’de yüzde 82, Antalya’da yüzde 26; madenciliğin payının ise Türkiye’de yüzde 3, Antalya’da yaklaşık yüzde 12 olduğunu belirtti.

Çandır, “Türkiye’nin ihracatını sanayi, Antalya’nın ihracatını ise tarım sürüklüyor. Dolayısıyla tarım Antalya için yalnızca bir üretim alanı değildir. Tarım; ihracatımızın, istihdamımızın, lojistiğimizin ve kent ekonomimizin temel unsurlarından biridir” dedi.

 Antalya’nın tarım ve gıda ihracatının 817 milyon dolara ulaştığını belirten Çandır, yaş meyve ve sebze ihracatının miktardaki yüzde 14’lük düşüşe rağmen değer olarak yüzde 24 artışla 497 milyon dolara, süs bitkileri ihracatının ise yüzde 2 artışla 43,6 milyon dolara ulaştığını söyledi. Çandır, hedefin yalnızca daha fazla ihracat yapmak değil, daha yüksek katma değer üreten, daha rekabetçi ve dış şoklara karşı daha dayanıklı bir ihracat yapısına ulaşmak olması gerektiğini vurguladı.“Bir işletmenin sorunu, tüm sektörün sorunu değildir”

Tarımsal ticaret açısından son dönemde üzerinde durulması gereken konulardan birinin konkordato olduğunu belirten Çandır, Antalya Halinde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde doğal olarak endişe yarattığını söyledi. Ancak bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörün tamamının riskli olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

 Konkordato uygulamasında kamu ve banka alacakları ile üretici ve ticari işletmelerin alacaklarının farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çandır, üreticinin ürününü teslim ettikten sonra alacağını zamanında tahsil edememesinin finansal sıkıntının zincirleme biçimde diğer işletmelere de yansımasına neden olduğunu söyledi.

 Çandır, “Konkordato sisteminin, finansal sıkıntı yaşayan işletmeye nefes aldırırken üreticiyi ve ticari zinciri mağdur etmeyecek şekilde yeniden ele alınmasını bekliyoruz. Bankalarımızın da sektör bazlı genelleme yapmak yerine firmaların kendi mali yapılarını ve ödeme performanslarını dikkate almasını önemsiyoruz. Bir işletmenin yaşadığı finansal sorun, aynı sektörde faaliyet gösteren bütün işletmelerin sorunu değildir” dedi.“Üreticiyi bugün desteklemezsek gıda arzını da riske atarız”

Antalya’da hububat hasat mevsiminin tamamlandığını belirten Çandır, Türkiye’de ise hasadın önemli bölümünün geride bırakıldığını söyledi. Türkiye genelinde rekoltenin yüksek, hasadın bol ve bereketli geçtiğini kaydeden Çandır, Antalya’da verimin bölgelere göre önemli farklılıklar gösterdiğini ifade etti.

 Sahilde aşırı yağıştan etkilenen alanlarda dekara 200-400 kilogram, Elmalı Ovası’nda su altında kalan arazilerde 150-200 kilogram seviyesinde kalan verimin, bakımlı arazilerde ve yaylada genel olarak dekara 400-600 kilograma ulaştığını belirten Çandır, yüksek rutubet ve özellikle orman arazilerine yakın bölgelerde görülen süne nedeniyle bazı bölgelerde ürün kalitesinde sorunlar yaşandığını söyledi.

 Meslek komitelerinden gelen değerlendirmeleri paylaşan Çandır, akaryakıt ve gübre başta olmak üzere artan maliyetlerin üreticinin gelecek sezon ekim kararını olumsuz etkilediğini belirterek, “Üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Çünkü üreticiyi bugün desteklemezsek, yarın yalnızca üreticiyi değil; gıda arzını ve tüketiciyi de daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya bırakırız” diye konuştu.“Üretimimizi korumak, ticaretimizi güçlendirmek zorundayız”

Önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Çandır, “Temel hedefimiz açık: Üretimimizi korumak, ticaretimizi güçlendirmek ve ürettiğimiz değeri artırmak. Antalya’nın geleceğini artık sektörleri birbirinden ayrı düşünerek planlayamayız. Tarımımız turizmle, turizmimiz ticaretle, ticaretimiz ihracatla; bütün bunlar da teknoloji, finansman ve sürdürülebilirlikle buluşmak zorunda” dedi.

Paylaş:

İlgili başlıklar

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir