Köşe Yazısı

Kooperatiflerin Üretim Öncesi Rolleri

“Sosyal temelli ekonomik işletmeler” olarak kooperatiflerin sosyal ve ekonomik görevleri ve rolleri vardır. Kooperatiflerin başlıca ekonomik rolleri ve görevleri; ürün tedariki, ürünlerin değerlendirilmesi, ürünlerin işlenmesi, finans yönetimi, girdi temini, finansal kaynak oluşturma, ekonomik büyüme, mali yükümlülükler, ekonomik ölçek oluşturma, istihdam sağlama, ekonomik kalkınma, gelirin tabana yayılması, gelir sağlanması, kefalet oluşturma, rekabet gücü sağlama,  sermaye oluşumu ve güçlenmesi, depolama, tedarik zinciri yönetimi, denetim yapma, finansal planlama, pazarlama planlaması ve üretim planlaması şeklinde sayılabilir.

Kooperatiflerin ekonomik rolleri ve görevleri, kabaca, üretim öncesi roller, üretim sürecindeki roller ve üretim sonrası roller olmak üzere üç bölüm halinde incelenebilir.

Üretim Öncesi Roller ve Görevler

Kooperatiflerin bazı rolleri ve görevleri, üretim süreci öncesinde başlar ve diğer süreçlerde devam edebilir. Bu rollerin ve görevlerin başında; ürün tedariki, üretim planlaması, girdi temini, finansal planlama, finansal kaynak oluşturma, ekonomik ölçek oluşturma, yatırım yapma, kefalet oluşturma ve rekabet gücü sağlama gibi roller gelir.

Kooperatifler, benzer üretim ve tüketim sorunları ve hedefleri olan kişilerin/grupların bir araya gelerek oluşturduğu taban örgütleridir. Üretim ve tüketim süreçlerinin başlangıcında, kooperatifler; temin, tedarik, finansal kaynak sağlama, ölçek oluşturma ve rekabet gücü oluşturma gibi rolleriyle ortaklarının hep işlerini kolaylaştırır hem de onların sorunlarına/hedeflerine topluca çözümler/yollar bulurlar. Kooperatifler gerek kendi ihtiyaçlarını ve gerekse ortakların ihtiyaçlarını topluca tespit ederek uygun koşullarda karşılayabilir.

Girdi temini, ekonomik role yaygın ve uygun bir örnektir. Örneğin bir tarımsal kalkınma kooperatifi kendi ihtiyaç duyduğu yem, gübre, ilaç, danışmanlık, kimyasal, tohum gibi üretim girdilerini, topluca temin edebilir. Toplu temin kooperatife(ortaklara) ölçekli/hacimli ticari işlem imkanı sağlayacaktır.  Bu ölçekli işlem ayın zamanda, pazarlık gücü, lojistik kolaylık, ödeme kolaylığı türünde avantajlar sağlayacaktır. Diğer yandan mali gücü yetersiz olduğu için girdi temin etmekte zorlanan ortaklar için üretime devam etmesinin yollarını açacaktır. Haliyle ortak/kooperatif/yöre/ülke üretimde kalacak ve kazanacaktır. Aynı zamanda, toplu satın alma/temin işlemlerinde pazarlık imkanları doğacak muhtemelen girdiler daha uygun koşullarda tedarik edilecek, topluca taşıması yapılacak ve kullanım süresine kadar kooperatif çatısı altında uygun koşullarda muhafaza edilecek/depolanacaktır. Böylece ortak ve kooperatif, daha hiç işlem yapmadan satın alma/temin sürecindeki avantajlar nedeniyle para kazanacaktır. Başka bir ifadeyle daha uygun koşullarda girdi temin ederek kasasından/cebinden daha az para ödeyecektir.

Özetlenen koşullar sadece girdi temini için geçerli değildir. Kooperatif sadece üretim girdilerini topluca edinmek zorunda değildir. Ortakların ihtiyaç duyacağı temel gıda ürünleri, akaryakıt, enerji gibi harcama/tüketim kalemlerini de topluca temin/tedarik yoluyla kooperatif hem kendisi hem de ortaklarına/yöre insanına daha uygun koşullarda olanaklar sunacaktır. Diğer bir anlatımla bir kooperatif ortaklarının ihtiyaç duyduğu her türlü girdiyi/ ürünü uygun koşullarda temin/tedarik yoluyla hem ticari hayatı hareketli tutacak hem de ortaklarının “insan onuruna yaraşır biçimde” yaşamalarına destek olacaktır.

Kooperatif herhangi bir ortağa kıyasla ihtiyaç duyulan makine-ekipman, teknoloji, altyapı gibi alanlarda yatırımları daha kolay yapabilir. Bu yatırımlar için ihtiyaç duyulan kaynaklar, kooperatifin kendi iç kaynağı olabileceği gibi dış kaynaklar da olabilir. Dış kaynaklar arasında; krediler, borçlar, hibe ve destek programları ve bağışlar sayılabilir. İşin doğası gereği, bir ortaktan çok daha kolay biçimde kooperatif bu tür kaynak arayışında başarılı sonuçlar elde edebilir. Örneğin hibe ve destek projelerinde genelde istenen proje hazırlıklarını bir kooperatif göreceli olarak bir ortaktan daha kolay yapabilir/yaptırabilir.

Üretim öncesinde, kooperatifin ortaklarına/ yöreye vereceği katkılardan birisi de planlama yapma ve danışmanlık/yol gösterme rolleridir. Bir ortak koşulları gereği piyasa koşullarını ve eğilimlerini takip edemeyebilir. Kooperatifler, belli sayıda ve nitelikte kişilerin bir araya geldiği bir ortak akıl/çalışma grubu olarak; ürün seçimi, piyasa koşulları, yasal düzenlemeler, desteklemeler, piyasa koşulları, üretim bilgisi, üretim tekniği, teknoloji ve ekipman kullanımı, girdi seçimi gibi konularda ortaklarına/yöre insanına yol gösterici olmalıdır. Diğer yandan ülkemiz tarımında çok ağırlıklı olarak yer alan ve sermaye birikimini tamamlamamış “küçük aile işletmelerinin”; bu yönelimleri, gelişmeleri ve uygulamaları takip etseler bile ekonomik nedenlerle hayat geçirmeleri kolay değildir. Buradan hareketle örneğin bir tarımsal kalkınma kooperatifi istihdam edeceği/hizmetinden yararlanacağı uzman/profesyonel kişilerden (ziraat mühendisi, veteriner hekim, gıda mühendisi, zooteknist vb. gibi)  bu hizmetleri herhangi bir ortağa göre daha rahat alabilecektir. Haliyle kooperatif/ortaklar/yöre insanları bilgi, deneyim ve teknolojiden daha fazla yararlanacak; yüksek verimlilik elde edebilecek, kalite standartlarını yakalayabilecek ve düşük maliyetli üretimler yapabilecektir. Bunların karşılığında ise -yine kooperatifin öncülüğünde ve doğru faaliyetleri sayesinde- ürünlerden daha fazla para kazanabilecektir.

Kooperatiflerin üretim yönüne fazlasıyla odaklanılmaktadır. Oysaki kooperatifler ortaklarının/yöre insanlarının üretim ve tüketim sorunları ve hedeflerine topluca karşılıklar/yollar ve çözümler bulmak üzere kurulması ve çalışmalar yürütmesi gereken taban örgütlenmeleridir. Tüketim konuları, yaşamın ve faaliyetlerin doğası gereği, üretimin her aşamasında (üretim öncesi, üretim sırasında ve sonrasında) ortaya çıkabilmektedir. Yaşanıldığı ve üretim ile ilgili faaliyetler devam ettiği sürece, tüketim konuları (girdi temini, beslenme, enerji, akaryakıt, yatırım, para ihtiyacı vb. gibi) bir biçimde ve miktarda gündemde olacaktır. Buradaki belirleyici olan şey ise tüketim konularına/ihtiyaçlarına uygun koşullarda (zamanında, daha ucuz, kalite ve miktar yeterliliği gibi unsurların karşılanması yoluyla) çözümler ve karşılıklar bulunmasıdır. Bunun doğal yolu ise iş birliği, güç birliği ve dayanışma yapılanmaları olan kooperatiflerin buralarda rollerinin ve görevlerinin farkında olması ve gereği gibi faaliyetler planlaması ve yürütmesidir.

Özetlendiği üzere kooperatifler üretim ve tüketim süreçleri öncesinde üstleneceği ekonomik roller ve görevler yoluyla para harcarken para kazanacak ve kazandıracaktır.

Paylaş:
Erdem Ak

1973 yılında Balıkesir’de doğdu. İlköğrenimini aynı şehirde tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi mezunudur. Kara Harp Okulu’ndan ayrıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF - İşletme Bölümü mezunudur. Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Girişimcilik Yüksek Lisans Programı’nda eğitim almıştır. Gerçekte hayat boyu öğrencidir.
Özel sektörde değişik firmalar hesabına çalıştı. Çalışma konularının başında tarım ekonomisi, kırsal kalkınma ve girişimcilik gelmektedir. Özellikle tarım sektörüne yönelik yayıncılık ve danışmanlık işleri yapmaktadır. Ülkemizin tarım ve gıda gazetesi Hasat Türk’ü yayınlamaktadır. Tarım ekonomisi ve kırsal kalkınma konularında pek çok yazı ve makale yayınlamış, sunumlar yapmıştır.
Son yıllarda kooperatifler ve dernekler başta olmak üzere bir takım sivil toplum kuruluşlarında ortaklık, üyelik ve yöneticilik yapmaktadır.
Evli ve bir erkek çocuk babasıdır.
İyi seviyede İngilizce bilmektedir.

    İlgili başlıklar

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir