Köşe Yazısı

Ayakta Duramayan Kuzular

Bazen yeni doğmuş kuzuların, süt emen ya da yem yiyen kuzuların ayakta duramadığını görürüz. Sorunun ortaya çıkışına göre sebepler çok çeşitlidir.

Kuzular ayağa kalkamadıklarında veya ayakta duramadıklarında akla ilk gelen her zaman “beyaz kas hastalığı” olmaktadır. Ancak bu konuda yaygın bir bilinç vardır. Hemen hemen her üretici selenyum-E vitamini içeren ilaçları kullanır. Dolayısıyla ayakta duramayan kuzularla karşılaşıldığında sadece selenyum-E vitamini eksikliği akla gelmemeli ve soruna geniş açıdan bakılmalıdır.

Beyaz kas hastalığı, adı üzerinde, kaslarla ilgili bir sorundur. Fakat ayakta duramama sebepleri arasında sinirsel bozukluklar, mineral eksiklikleri, halsizlik, üşüme (hipotermi, vücut ısısının düşmesi) gibi sebepler de vardır.

Kuzuların büyüme dönemlerine göre ayakta duramama sebeplerini listeleyelim; Enzootik ataksi (bakır eksikliği), kalsiyum eksikliği, hipoglisemi (enerji eksikliği), tetanoz, delibaş hastalığı, nitrat-nitrit zehirlenmeleri, septisemi,  PEM (CCN, poliensefalomalasi ), magnezyum eksikliği, hipotermi (üşüme, vücut ısısının düşmesi), eklem yangıları( arthritis), Clostridium hastalıkları, kuzuların hepatik nekrobasillozisi, sulu ağız hastalığı, annenin yavruyu reddetmesinden doğan açlık, ağız sütünün alınamaması, uzun süren güç doğuma bağlı travmalar, pneumoni (zatürre), ikiz-üçüz (çoklu) doğum, listeriosis, aşırı parazit yükü, bozuk yem.

Görüldüğü gibi sebepler listesi gayet uzundur. Sebepleri gözden geçirirken kuzunun kaç günlük olduğu da göz önüne alınmalıdır.

Diğer önemli bir konuda karşımıza çıkan başka belirtilerdir. Kuzular normal koşullarda doğumu takip eden 15 dakika içerisinde ayağa kalkarlar. İyice, dikkatli bir şekilde gözlemek gerekir. Kuzularda iştahsızlık, durgunluk var mı? Anormal vücut yapısı, anormal duruş, kamburluk, boynun ileri doğru uzatılması, ayakların gerilmesi, titreme ve nöbet söz konusu mu?

Vücut ısısı ölçülürse çok iyi olur. Bize bilgi verir. Normalin altında vücut ısısı tehlikelidir. Eğer 37°C’den derece ve altında bir vücut ısısı söz konusu ise hipotermi vardır ve acil müdahale gerekir.

Sebepler listesini tek tek gözden geçirelim. Bu sorunlardan diğer yazılarımda ayrıntılı olarak söz etmiştim. Kısaca ele alalım.

Kalsiyum eksikliği anne sütü alamamış ya da hızlı büyüyen kuzularda görülür. Kalsiyum takviyeleri ile iyi sonuç alınır. Zayıf doğmuş, çoklu doğumlar sonucu küçük doğmuş, annesinden yeterli süt alamamış kuzularda enerji noksanlığı söz konusu olabilir. Göbek kordonunun dezenfeksiyonu yapılmamış olan kuzularda tetanoz, artrit (eklem yangısı) ve hepatik nekrobasillozis görülebilir. Göbekten girip kana karışan mikroorganizmaların, özellikle Fusobacterium necrophorum adı verilen bakterinin karaciğere ulaşmasıyla ortaya çıkan hepatik nekrobasillosis tehlikeli bir hastalıktır.

Annelerden başlayarak aşıları yapılmayan, eksik yapılan, ihmal edilen kuzular septisemi sebebiyle ayağa kalkamazlar ve kısa süre içerisinde kuzuları kaybederiz.

Magnezyum eksikliğinde kuzular ayağa kalkamazlar, ayağa kalkabilseler bile ayakta duramazlar. Şiddetli bir titreme gözlenir.

Bakır eksikliğinde kambur duruş, topallık ve ayakta durma güçlüğü ortaya çıkar.

Clostridium enfeksiyonlarında, özellikle Clostridium perfringensin sebep olduğu enterotoksemi hastalığında yatar pozisyonu takiben kuzu ölebilir. Sulu ağız hastalığı E. coli‘den dolayı ortaya çıkan ve ölüme kadar varabilen bir sorundur. PEM (CCN) B1 vitamini (tiyamin) eksikliği ya da sülfür (kükürt) fazlalığı dolayısıyla ortaya çıkan bir hastalıktır.

Kuzuların ayakta duramaması ile ilgili hastalıklara baktığımızda aşıların yapılmamış olması veya eksik yapılmış olması, mineral, iz mineral eksiklikleri, hijyenik olmayan ortam gibi sorunların öne çıktığını görüyoruz. Koruyucu hekimlikte bu konulara önem vermemiz gerektiği ortaya çıkıyor. Aşıların, doğumdan sonra ise antiserumların ihmal edilmemesi gerekir.

Göbek kordonunun mutlaka iyotlu bir solüsyonla dezenfekte edilmesi, bu işlemin 2 saat sonra tekrarlanması şarttır. Hijyenik olmayan, pis ve ıslak ortamlar düzeltilmelidir.

Sebepler listesinde adı geçen nitrit, nitrat zehirlenmelerin önlenmesi için su tahlili yapılmalı, yemlere kaza ile nitrit -nitrat karışması önlenmelidir.

Listeriosis genel olarak silaj verilen sürülerde ortaya çıkar. Silajın bozuk olmaması için doğru işlemler yapılması gerekir. Bozuk silajdan kaçınılmalıdır.

Annelerden yavrulara süt ve rahim yoluyla parazit yumurtaları geçebilir. Yani kuzular parazitli doğabilir. Annelere parazit mücadelesi yapılmalıdır.

Delibaş hastalığının önlenmesi için sürü köpeklerine şerit (tenya) mücadelesi yapılmalı, ölen kuzu olursa baş veya beyinler köpeklerin ulaşamayacağı şekilde imha edilmelidir.  

Paylaş:
Tahir S. Yavuz

Tahir S. Yavuz 1957 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Gemlik’te tamamlayan Yavuz, lise öğrenimini Bursa Erkek Lisesi’nde 1974 yılında tamamladı ve aynı yıl İstanbul Veteriner Fakültesi’nde öğrenimine başladı.
1979 yılında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun oldu. 1983 yılı Nisan ayına kadar Bursa Hayvan Hastanesi’nde Veteriner Hekimlik, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde asistanlık yaptı. 1983-1988 yılları arasında Pınar Et’in kuruluş ve işletmesinde görev aldı. Pınar Et’te çalıştığı yıllarda tanıştığı meslektaşlarıyla 1988 yılında Ege Vet’i kurdu. 1988-1998 yılları arasında Amerikan Yemlik Tahıl Konseyi’ne danışmanlık hizmetleri verdi. Ege Vet Genel Müdürü olarak görev yaptı. Ata Fen ve Sürü Yönetimi şirketlerinin kuruluşunda yer alan Yavuz, mesleği ile ilgili olarak çok sayıda makalelerini 2009 yılında “Meslekte 30 yıl” ve 2014 yılında “Meslekte 35 yıl” kitaplarında topladı ve yayınladı. Daha sonra 12 adet kitabı yayınlandı. Mesleğiyle ilgili gazetelerde, dergilerde, internette köşe yazıları halen yayınlanmakta ve çeşitli TV programlarında bilgilerini paylaşmaktadır.
Yurtiçinde ve yurtdışında birçok mesleki örgüte üye olan Yavuz, bir dönem İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği yapmıştır. SETBİR Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürütmektedir. Yavuz, VİSAD, İZSİAD, İzmir Tarım Grubu ve TAGYAD üyeliklerini de sürdürmektedir. Yavuz, Veteriner Hekim Dr. Nuran Yavuz ile evlidir.

    İlgili başlıklar

    Köşe Yazısı

    Halsizlik

    Çiftlik hayvanlarında halsizlik birçok hastalığın belirtisidir. Bu konu, bana çok sorulan sorular arasındadır. Genel olarak ...

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir