Köşe Yazısı

Buzağılarda Yemek Borusu Genişlemesi

Buzağılarda bazen, doğuştan bir anormallik söz konusu olduğunda, yemek borusu genişlemiş ve peristaltizmini yitirmiştir.  Tıbbi adı megaesophagus (megaözofagus) olan bu durum, çoğunlukla buzağının kaybı ile sonuçlanır.

Yemek borusu, sinirsel uyarılarla kasların hareket etmesi sonucu, ağızdan alınan gıdaları mideye iletir.  Yemek borusunun hareketliliğine “peristaltizm” adını veriyoruz. Aynı hareketlilik bağırsaklarda da söz konusudur.

Yutulan gıda ile beyin sapındaki medulla oblangata da bulunan yutma merkezine sinyal gider.  Sinyal alındığında yemek borusu kassal hareketlerle yiyecekleri mideye iletir.  Doğuştan megaözofagus söz konusu ise, buzağının yemek borusu yiyecekleri mideye geçiremez.  Yiyecekler mide önünde birikir.  Aşırı salya, yutma güçlüğü, beslenme bozukluğuna bağlı olarak zayıflama ve kusma benzeri durum ortaya çıkar.  Kusma mide içeriğinin ağıza geri gelmesidir.  Buradaki durum ise mideye geçemeyen mide girişinde birikmiş gıdaların ağıza geri gelmesi şeklindedir.  Ayrıca soruna ek olarak gıdaların akciğere kaçması sonucunda aspirasyon pneumonisi ve öksürük de meydana gelebilir. 

Megaözofagus doğuştan sinir iletişimindeki arıza dışında damarsal (vasküler) anormallik sebebi ile de ortaya çıkabilir.  Doğuştan hatalı damar yapısı, yemek borusunu etrafından sıkıştırırsa gıdalar yemek borusundan geçerek mideye ulaşamaz.  Yemek borusunda birikir. Benzetmek doğru olur ise gıdalar buzağının boğazında dizilir.  Yiyecekler bazen, ağızdan geldiği gibi, burundan da gelebilir. 

Buzağılarda megaözofagus nadir görünen bir sorundur. Bilim insanları bu konuda bir otozomal resesif (recessive) genden şüphe ediyorlar. Bu bozukluğun daha çok Holstein, ikinci derecede ise Hereford ırkında görüldüğü bildiriliyor.  Resesif genlerin bir araya gelmesini önlemek için akrabalı yetiştirmeden uzak durulmasını, böyle buzağı doğuran inek ya da düvelerin damızlıktan çıkarılmasını öneriyorlar. 

Megaözofagus, sonradan oluşan sorunlardan dolayı, buzağılar dışında büyüklerde de görülebilir.  İnek, dana ya da düvelerde botulizm, tetanoz, zehirlenme gibi sinir sistemini etkileyen hastalıklarda yiyecekler yemek borusundan rumene (işkembeye) geçemez.  Yemek borusunda biriken yiyecekler ağızdan geri gelir.  Özofagus çevresinde oluşan tümörler, lenf bezi büyümeleri ya da yemek borusunun bir yabancı cisim ile tıkanması aynı sorunu oluşturabilir.  Eğer asıl sorun halledilebilir ise megaözofagus da düzeltilebilir. 

Megaözofagus ile benzeyen, aynı belirtilerle karşımıza çıkan bir başka hastalık ise, özofagus divertikülüdür.  Yemek borusunun mukoza tabakası kas tabakasını geçerek fıtıklaşır.  Fıtıklaşan kısım deri altına doğru bombe yapar.  Yukarıdaki belirtilere ek olarak boynun bir tarafında şişlik gözlenir. Diş gıcırdatma da dikkat çeker.  Divertikül teşhisi konulur ise yemek borusunun bombeleşen kısmı operasyon (özofagotomi) ile düzeltilebilir.   Birkaç günlük sıvı beslemesi ile hasta iyileşir.  Tabii bu arada meydana gelen metabolik bozukluklar da tedavi edilmelidir.

Gerek buzağılarda gerekse büyüklerde oluşan megaözofagus endoskopik muayeneler ve baryum sülfatlı röntgen ile kesin olarak teşhis edilir.

Yemek borusu (özofagus) divertikülünden kaçınmak için yemek borusuna sokulan sondalar konusunda çok dikkatli olunmalı, bilgisizce, hoyratça yemek borusuna sonda ya da herhangi bir hortum sokulmamalıdır. 

Paylaş:
Tahir S. Yavuz

Tahir S. Yavuz 1957 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Gemlik’te tamamlayan Yavuz, lise öğrenimini Bursa Erkek Lisesi’nde 1974 yılında tamamladı ve aynı yıl İstanbul Veteriner Fakültesi’nde öğrenimine başladı.
1979 yılında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun oldu. 1983 yılı Nisan ayına kadar Bursa Hayvan Hastanesi’nde Veteriner Hekimlik, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde asistanlık yaptı. 1983-1988 yılları arasında Pınar Et’in kuruluş ve işletmesinde görev aldı. Pınar Et’te çalıştığı yıllarda tanıştığı meslektaşlarıyla 1988 yılında Ege Vet’i kurdu. 1988-1998 yılları arasında Amerikan Yemlik Tahıl Konseyi’ne danışmanlık hizmetleri verdi. Ege Vet Genel Müdürü olarak görev yaptı. Ata Fen ve Sürü Yönetimi şirketlerinin kuruluşunda yer alan Yavuz, mesleği ile ilgili olarak çok sayıda makalelerini 2009 yılında “Meslekte 30 yıl” ve 2014 yılında “Meslekte 35 yıl” kitaplarında topladı ve yayınladı. Daha sonra 12 adet kitabı yayınlandı. Mesleğiyle ilgili gazetelerde, dergilerde, internette köşe yazıları halen yayınlanmakta ve çeşitli TV programlarında bilgilerini paylaşmaktadır.
Yurtiçinde ve yurtdışında birçok mesleki örgüte üye olan Yavuz, bir dönem İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği yapmıştır. SETBİR Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürütmektedir. Yavuz, VİSAD, İZSİAD, İzmir Tarım Grubu ve TAGYAD üyeliklerini de sürdürmektedir. Yavuz, Veteriner Hekim Dr. Nuran Yavuz ile evlidir.

    İlgili başlıklar

    Köşe Yazısı

    Sürdürülebilirlik

    Konumuz, süt sığırcılığı işletmelerinde sürdürülebilirlik. Her işletme için sürdürülebilirliğin üç temel noktası vardır: Finansman, Verimlilik, ...

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir