Kotaların Kodları
Son yıllarda farklı gıda ürünlerine uygulanan ihracat yasakları, kotası ve fon uygulamalarına, yakın zamanda, kanatlı eti ihracatının durdurulması kararı eklendi. Ramazan ayı öncesinde fiyatların hızla yükselmeye başlamasının hemen ardından bu kararın gelmesi dikkate değer. Bakanlık tarafından gıda ürünlerinin ihracatına yönelik bu tür önlemlerin alınmasında şu gerekçeler sıralanmaktadır;
* Gıda arz ve güvenliğini sağlamak,
* Fiyat istikrarını korumak ve
* Spekülatif hareketlerin önüne geçmek.
Gıda ürünleri ihracatında alınan bu kararların bazılarını hatırlamakta fayda var;
Salça Kotası: Salça ihracatı konusunda, Ağustos 2022 ile 31 Temmuz 2024 tarihleri arasında kota uygulandı. Bu uygulama sonucunda özellikle ihracatçılar pazarlarını ve rekabet konumlarını ciddi oranda kaybettiler. Dış pazardaki kayıplar üreticinin de kaybetmesine neden oldu. Kota uygulaması nedeniyle büyük firmalar üreticiler ile sözleşmeler yapmamış veya yapılan sözleşmelerde şartlar değiştirilmeye çalışılmıştır, doğal olarak fiyatlar üreticinin aleyhine oluşmuştur. Hatta üreticiler 2024 hasat döneminde Bursa ve Balıkesir gibi domates üretim merkezlerinde karayollarını kapatarak seslerini duyurmaya çalışmıştır. Aynı dönemde beklendiğinin aksine tüketici de daha ucuz fiyatlara salça tüketemedi. Sonuç; üretici ve tüketici kesin kayıpla dönemi kapattı; sanayici ve ihracatçının kayıpları da oldukça fazlaydı. İstihdam kayıpları ise işin cabasıydı.
Yumurta Kotası: Yumurtada Destek ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) uygulaması yapıldığı dönemde %60’ı bulan ihracat kayıpları yaşandı. Kota uygulaması ve DFİF uygulaması, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatırken pazarlarını kaybetmesiyle sonuçlandı. Bu dönemde iç piyasada yumurta fiyatları anlamlı ve kalıcı biçimde düşmedi.
Zeytinyağı Kotası: İhracatta fon uygulaması yapıldı. Varilli ve dökme zeytinyağı ihracatına son yıllarda yasaklar getirildi. Sektörden gelen tepkiler üzerine belli kotalar ile bu yağların ihracatına izin verildi. Bu süreçte ihracat rakamları düşerken iç piyasada zeytinyağı fiyatları artış gösterdi. Sonuçta ihracatta pazarlarımızı ve rekabet gücümüzü kaybettik. Tüketici ucuza zeytinyağı tüketemedi.
Limon Kotası: Geçtiğimiz yıl, zirai don olayları gerekçe gösterilerek limon ihracatında geçici kota uygulaması hayata geçirildi. TZOB tarafından yapılan açıklamaya göre2025 yılında markette en fazla fiyat artışı %133,4 ile limonda yaşandı. Bu artışın anlamı; tüketici, limon kotasından yararlanamadığıdır.
Kanatlı Eti Kotası: Ticaret Bakanlığı, 9 Şubat 2026 tarihi itibarıyla kanatlı eti ihracatını durdurdu. Bu kararı değerlendiren Zootekni Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, “Alınan karar, yalnızca sanayi ve ihracatçı firmaları değil; kırsalda üretim yapan küçük ve orta ölçekli işletmeleri, aile işletmelerini ve istihdamı doğrudan etkileyecektir… Aynı hatanın kanatlı sektöründe tekrarlanması, gelecekte arz daralmasına ve fiyat dalgalanmalarına neden olabilecektir. Fiyat istikrarının sağlanmasında kalıcı çözüm; üretimde sürdürülebilirliğin tesis edilmesidir. Sürdürülebilirlik ise girdi maliyetlerinin kontrol altına alınması, yem hammaddesi üretiminin artırılması, hayvancılığın en büyük gider kalemi olan yem maliyetinin dövize bağımlılıktan kurtarılması, uzun vadeli ve öngörülebilir üretim politikalarının oluşturulması ile mümkündür” ifadeleri yer aldı.
Ülkemiz, son yıllarda, gıda enflasyonu alanında dünya sıralamasında en önlerde (ilk beşte!) yer almaktadır. Gıda enflasyonunu düşürmek temel amaçlı alınan benzer önlemlere bakıldığı zaman, hedeflere yeterince ulaşılmayan uygulamalar görülmektedir. Kısa vadede gıda arzı sağlanmış ve iç tüketimin hizmetine sunulmuş gözükmekle birlikte ilerleyen süreçte o üründe üretim, ihracat ve fiyat sorunları söz konusu olmaktadır.
Önlemlere konu olan ürünlerde fiyatların düşmesi ve istikrarın sağlanması kalıcı biçimde mümkün olmamıştır. Bu ürünlerin fiyatları “istikrarlı” biçimde artmaya devam etmektedir.
Spekülatif hareketlerin önüne geçilip geçilmediğinin en net göstergesi fiyatlardır. Fiyatların fırsatçı ve istikrarlı biçimde artması bu hedefin de ıskalandığını göstermektedir. TÜİK verilerine göre; 2022 yılında enflasyon rakamı %64,27 ve gıda ve alkolsüz içecekler grubunda ise %77,87 olarak gerçekleşmiştir. Enflasyon ve gıda enflasyonu rakamları, son yıllarda, birbirine yakın seyretmektedir.
Tarım ve gıda sistemi, bir varlık-yokluk sorunudur. Elbette bir bağımsızlık alanıdır. “Geleneksel tarımsal üretici gücü” olmakla övünen ülkenin, “gıda enflasyonu”, “gıda ithalatı”, “ihracat kotaları/yasakları” ile anılması, anlaşılması güç bir durumdur. Bu işlerin özünde, “planlama”, “üretim”, “önceliklendirme” ve “değerlendirme” meselesi olduğu unutulmamalıdır.
“O halde ne anlamı var bunca yolculuğun?” diye soran L. Aragon dizesinden hareketle “ne anlamı var bunca adımın”?







