ÇevreHaberlerTarımToplum

“Sadece ‘Tarım’ Değil, ‘Yaşam’ Suya Göre Planlanmalıdır!”

İlk kez 2019-2023 dönemi için hazırlanan Ulusal Su Planı, 2026-2035 dönemi için ikinci kez hazırlanarak 14 Mart 2026 tarih ve 33196 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı.

Suyun yönetimi (planlama, kullanım, koruma) konusunda uluslararası ve ulusal süreçleri, yapıları, gelişmeleri özetleyen ve konuyla ilgili daha önce yapılmış Kalkınma Planlarını, Havza Ölçekli Planları, Strateji Belgeleri ve Ulusal Ölçekli Planları ve Şura Kararlarını dikkate alarak ulusal su yönetimi ile ilgili 8 hedef, 31 strateji, 141 eylem ortaya koyan önemli bir çalışma olduğu görülen Ulusal Su Planı hakkında, Basınçlı Sulama Sanayicileri Derneği (BASUSAD) Genel Sekreteri Nuri Göktepe açıklamalarda bulundu.Güçlendirme değil yeniden yapılandırma

Güçlendirmenin yeterli olmayacağının ve yeniden yapılandırmaya ihtiyaç olduğunun altını çizen Nuri Göktepe, “Plandaki en önemli hedef, ‘Kurumsal ve Yasal Yapının Güçlendirilmesi’dir, hatta bu hedef ‘Kurumsal ve Yasal Yapının Yeniden Yapılandırılması’ olmalı ve ‘yeniden yapılanma’ da şu hususlar dikkate alınarak yapılmalıdır:

  • Sadece ‘tarım’ değil, ‘yaşam’ suya göre planlanmalıdır.
  • Başta su ve toprak yönetimi olmak üzere tarım, sanayi, enerji, çevre, şehircilik ve sosyal politikalar birbirleriyle etkileşimleri dikkate alınarak oluşturulmalı ve eşgüdüm altında yönetilmelidir. Bu eşgüdüm sadece bir üst kurulla değil ilgili kurumların her seviyesinde sağlanmalıdır.
  • Hedeflere ulaşabilmek ve eylemlerin başarıyla uygulanabilmesi için önce gerekli ideal yapı/organizasyon planlanmalı, daha sonra ‘sistem analizi’ yapılarak mevcut ‘sistem’ gözden geçirilmeli (eksik yetenekler ve kapasiteler, gerekli iyileştirmeler tespit edilmeli) ve mevcut yapı yeniden yapılandırılmalıdır.
  • Planda yer alan eylemlerin tamamına yakınında Tarım ve Orman Bakanlığının sorumlu kuruluş olarak yer aldığı görülmektedir. Mevcut yapısı ve bütçesiyle Bakanlığın bu eylemleri yerine getirmesi ve plan hedeflerine ulaşabilmesi çok zordur. Örneğin suyun %79’u tarımsal sulamada kullanılırken tarla içinde bu suyun yönetimini yapacak merkezi bir yapı Bakanlık bünyesinde bulunmamaktadır. Planda bazı dolaylı eylemler olmakla birlikte bu yönde doğrudan bir eylem de yer almamaktadır.
  • Planda mevcut durumda su yönetimi ile ilgili 20’ye yakın kurum ve kuruluşun görevli olduğu ve 35 kanun 2, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 57 yönetmelik genelgenin bulunduğu görülmektedir. Bu mevcut yasal durum da belirlenen hedeflere ulaşılmasını zorlaştırmaktadır.

Özetle mevcut yapının ‘güçlendirme’ye değil, ‘yeniden yapılandırılma/tasarlanma’ya ihtiyacı vardır. Kritik başarı faktörü budur” değerlendirmesinde bulundu.Tarla içi sulama yönetimi

“2026-2035 dönemini kapsayan Ulusal Su Planında dikkat çeken diğer bir nokta kullanılan suyun %79’unun (bu oran son olarak %77 idi) tarımsal sulamada kullanılmakta olduğunun ve sulama randımanının (bitki su ihtiyacının, bu ihtiyacı karşılamak için su kaynağından alınarak bitkiye ulaştırılan su miktarına oranı) %52 olduğudur” vurgusunu yapan Göktepe, “Bu verilere göre yılda yaklaşık 25-30 milyar m3 suyu (kullanılan suyun yarısı) israf edildiği görülmektedir. Planda sulama randımanın 2050 yılında %65’e yükseltilmesi hedeflenmektedir ancak bu tarih çok geçtir.Buradaki su israfının bir an önce önlenmesi için;

  • Kapalı basınçlı sulama sistemlerinin planda öngörülen süreden çok daha hızla yaygınlaştırılması, bunun için merkezi yatırım bütçesinden ayrılan payın iki, hatta üç katına çıkarılması,
  • Kapalı sistemlerin bireysel değil, sulama yönetiminin çok daha etkin yapılabileceği, otomasyonun daha düşük maliyetle uygulanabileceği ‘toplu sulama sistemleri’ ile kullanımının sağlanması,
  • Önce mevcut kapalı sistemlerden su kullanan su kullanıcılarının daha sonra da en kısa sürede diğer bütün su kullanıcılarının tüm su kullanımlarının sayaç üzerinden yapılmasının sağlanması ve bitki su ihtiyacından fazla su kullanımının engellenmesi,
  • Tarla içi sulamanın yönetimi için mevcut sulama birlikleri ve kooperatiflerinin yeniden yapılandırılması, kapasitelerinin güçlendirilmesi ve özellikle toplu sulama sistemlerine dönüştürülmeleri,
  • Tarla içi sulamanın yönetimi için bakanlık bünyesinde sulama uzmanlarının yer aldığı bir genel müdürlük kurulması

gibi konular da dikkate alınmalı ve hızla uygulanmalıdır. Planda bu konuların bazılarına değinilmekle birlikte yıllardır bu konuda yeterli gelişme sağlanamamaktadır” açıklamasını yaptı.Yer altı suyu kullanımı

Yer altı sularının durumuna da değinen Göktepe, “Bir diğer acı gerçek tarımsal sulamada büyük oranda israf ederek kullandığımız suyun neredeyse yarısının da birçok gelişmiş ülkenin kullanımını kısıtlayıp stratejik rezerv olarak sakladığı, bizim ise sayısını dahi bilmediğimiz çok sayıdaki ruhsatsız/kaçak kuyudan çekilen yer altı sularından temin edildiğidir. Bu konuda Plandaki eylemler arasında 167 sayılı yer altı suları hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasının yer alması sevindiricidir. Yer altı sularının yönetiminde özellikle denetim konusunda yerel yönetimlere görev verilmesi bu konudaki etkinliği artıracaktır” ifadelerini kullandı.BASUSAD Genel Sekreteri Nuri Göktepe, açıklamalarını şu şekilde tamamladı:

“Sonuç olarak Ulusal Su Planı önemli, doğru ve gerekli bir çalışmadır ancak hedeflere ulaşabilmek için planlama kadar ‘yapılanma’, ‘yönetim’, ‘izleme ve değerlendirme’, ‘finansman, bütçe’ gibi konularda da plana uygun birçok doğrunun birlikte yapılması ve siyasi tercihlerin/önceliklerin de bu yönde olması zorunludur.”

İlgili başlıklar

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir