GıdaHaberlerÖrgütlerToplum

“Süte Erişim Her Çocuğun Hakkıdır”

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, 1 Haziran Dünya Süt Günü dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Ulusal Süt Konseyi verilerine göre ülkemizde kişi başına yıllık içme sütü tüketimi yaklaşık 39 kilogramdır. Bu rakam, pek çok Avrupa ülkesindeki 100 litre düzeyinin çok altında kalmaktadır. TÜİK verilerine göre ise 2019’da 22,9 milyon ton olan çiğ süt üretimi 2023’te 21,4 milyon tona gerilemiş; sağılan hayvan sayısı aynı dönemde 31,9 milyondan 25,8 milyona düşmüştür. Yüksek yem maliyetleri, yetersiz üretici destekleri ve kırsal çözülme bu gerilemenin başlıca nedenleridir.Çocuklar beslenemiyor

TÜİK ve bağımsız araştırma verilerine göre ülkemizde çocuk yoksulluğu ve beslenme yoksunluğu kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır:

Yaklaşık olarak Türkiye’de yaşayan çocukların yalnızca %13’ü her gün et, tavuk ya da balık tüketebilmekte; yüzde 33’ü her gün sebzeye, yüzde 50’si ise düzenli olarak meyveye ulaşabilmektedir.

‘Çocukların önemli bir bölümü düzenli ve yeterli hayvansal protein ile taze sebze-meyveye erişememektedir.’

Bu tablo, süt ve süt ürünlerine erişimin sıradan bir ekonomik tercih değil, temel bir çocuk hakkı sorunu olduğunu açıkça göstermektedir.Okul Sütü Projesi yeniden başlatılmalıdır

Türkiye’de 2001’de pilot uygulamayla başlayan ve 2012-2019 yılları arasında ulusal ölçeğe taşınan Okul Sütü Projesi, COVID-19 salgını döneminde askıya alınmış; o tarihten bu yana yeniden hayata geçirilmemiştir. Bu boşluk hem çocuklarımızın beslenme düzenini bozmuş hem de ulusal süt üretimini olumsuz etkilemiştir. Gelişmiş ülkelerin büyük çoğunluğu, okul sütü programlarını öğrenci sağlığını ve üreticiyi aynı anda destekleyen çok boyutlu bir kamu politikası aracı olarak uygulamayı sürdürmektedir.”Talepler

Oda Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada talepler şöyle sıralandı:

* Okul Sütü Projesi derhal yeniden başlatılmalı; yerel üreticilerden ve kooperatiflerden sağlanan sütle, yılın tamamını kapsayacak biçimde yürütülmelidir.

* Süt ve süt ürünleri fiyatları düşük gelirli ailelerin erişebileceği düzeyde tutulmalı; hedefli sübvansiyon uygulamaları hayata geçirilmelidir.

* Yem başta olmak üzere üretim girdilerindeki maliyetler kamu eliyle dengelenmeli; üretici destekleri artırılmalı ve kırsal kalkınma politikaları güçlendirilmelidir.

* Denetim mekanizmaları etkinleştirilmeli; güvensiz ve kayıtdışı sütle mücadele kamu otoritesinin önceliği hâline getirilmelidir.

* Üreticiler, sanayiciler ve tüketiciler ortak politikalar etrafında bir araya getirilmeli; üretici kooperatifleri desteklenerek piyasadaki gücü artırılmalıdır.Kamucu politikalar vurgusu

Açıklama, “Bir çocuğun süte erişememesi, yalnızca bir beslenme sorunu değil; eşitsizliğin ve politika açmazlarının somutlaşmış hâlidir. Devlet, tüm çocuklarına sağlıklı ve dengeli beslenme hakkını güvence altına alma sorumluluğu taşımaktadır. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi için ‘çocukların güvenli ve yeterli süt/süt ürünü ya da eşdeğer besin öğelerine erişim hakkını’ evrensel bir çocuk hakkı olarak benimseyen kamucu politikaların bir an önce hayata geçirilmesi çağrımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz” değerlendirmesiyle sona erdi.

Paylaş:

İlgili başlıklar

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir