Kurbanlık Fiyatları El Yakıyor!
CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, daha önceki dönemlerde kurbanlıkların bayram öncesinden seçildiğini, bayrama birkaç gün kalıncaya kadar da herkesin kurbanını aldığını, ancak şu anda kurbanın öncesi koyun almaya gelen kişi sayısının geçmişe göre azaldığını belirtti.
Emeklinin 14 bin lira ile asgari ücretlinin ise 22 bin lira ile küçükbaş hayvan alamayacağını belirten besici Hanifi Güçlü, “Geçen seneye oranla bu sene alım gücü biraz daha zayıf. Burada emekli maaşına kurbanlık yok. 14.000 liraya, 15.000 liraya kurbanlık küçükbaşımız yok. En düşük fiyat 23.000 TL ile 27.000 TL bandında. Yani her vatandaşın alma olanağı kısıtlı. Geçen sene asgari ücrete bir kurbanlık neredeyse veriyorduk ama bu sene veremiyoruz” dedi.
Ömer Fethi Gürer, “2020 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın açıkladığı kurban vekalet ücreti 800 liraydı. Bayram ikramiyesi 1.000 liraydı. O bayramın ikramiyesiyle emekli gidip bir tane kurban alabiliyordu. Bugün bayram ikramiyesi 4.000 TL. 4.000 liraya da emekli bu kurbanın neyini alabilir?” diye sordu.
“Hayvancılığın en önemli sorunu yem fiyatlarındaki artış”
Hayvancılık Sektörün en önemli sorununun yem giderlerindeki artış olduğunu vurgulayan Gürer, “Hayvancılığın en zor yönlerinden biri yem giderlerinin artışı. Ahır giderleri, mazot, elektrik, arpa, bunun yanında saman ve benzer giderlerle hayvancılık giderek zorlaşıyor” şeklinde konuştu.
Dededen toruna hayvancılığa devam eden, kurbanlık koyun ve dana besleyerek pazara sunan Güçlü ailesinin 40 yıldır sürdürdüğü hayvancılık geleneğinin artık daha zorlaştığını aile fertleri ifade etti. Hanifi Güçlü, “Biz toplamda 40 yıldır hayvancılık yapıyoruz. Dedemden beridir. Ama bu yıllarda, son 2 yıldır hele hele daha da zorlaşarak geliyor. Sermaye yetmiyor. Artan sermayeye göre yem maliyetleri artıyor, elektrik maliyetleri artıyor, işçilik giderleri artıyor. Geçen sene bir hayvanın alışı 13.000-15.000 liraydı, bu sene 17.000-18.000 TL” dedi.
“Hayvancılık zorlaştı”
Büyükbaş hayvancılıkla ilgili yaşanan sorunları anlatan Gürer, “Büyükbaş hayvancılıkta bir de 10-15 hayvan olan ahırlar hemen hemen hepsi boşalmış durumda. Büyükbaş hayvancılık artık belli sayıda, 100’ün üzerinde olan yerde var. Süt inekçiliği yapanlar da sütten para kazanamadığını söylüyorlar. Çünkü 17 lira 15 kuruş olarak Ulusal Süt Konseyi sütün fiyatını belirlemiş ama aracılar 13-14 liraya alıyor. Orada da bir sorun var. Küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi tavsiye ediliyor. 54 milyon Türkiye’de küçükbaş hayvan olmasına rağmen son dönemlerde küçükbaş hayvan fiyatlarında da, kesim fiyatlarında da artış var. Böyle olunca asgari ücretli, emekli, sabit gelirli, dar gelirli kurbanda da et görmesi biraz zor olacak” dedi.
“Mera alanı 70 yılda %70 azaldı”
Türkiye’de mera hayvancılığının geliştirilmesi gerektiğini belirten Besici Hanifi Güçlü, “Şu an küçükbaş hayvancılıkta meracılık geliştirilmediği için yani üretim politikası değişmediği sürece hayvan fiyatları kesinlikle düşmez. Yani mera hayvancılığı doğru şekilde desteklenmesi gerekiyor” diye konuştu.
Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’de 1940’larda 44 milyon hektar mera alanımız varken, şu anda mera alanımız 2001 sayımına göre 14 milyona gelmiş, hektar olarak. Şimdi bu son dönemde ne olduğunu bilmiyoruz. Çünkü meralar organize sanayiye açıldı. Bunun yanı sıra enerji, maden vesaire gibi işlemlerde mera alanlarını har vurup harman savurduk. Şimdi mera olmayınca hayvanlar kapalı alanda beslemek zorunda kalınıyor. Öyle olunca yem giderleri artıyor, ahır giderleri artıyor, çoban bulmakta sorun var, işçilik giderleri artıyor. Böylece 24 saat ilgilenmek zorunda olduğun hayvancılığın kendine özgü fedakarlık gerektiren alanı da var. Kolay değil. Yani hayvancılık çok zor bir iş. Dışarıdan görüldüğü gibi değil. Hastalığı var, aşısı var, bakımı var, doğumu var. Öyle olunca da hayvancılık yapanların dertleri artıyor. Bunun yanında büyükşehirlere gidip işçi olalım diyor. Kırsal boşalıyor, bunun yanında kırsal boşaldıkça büyükşehirde yaşayanların et, süt ve benzeri ürünlere erişimi problemli hale geliyor. Onun için hayvancılığın mutlak surette desteklenmesi lazım” şeklinde konuştu.
“Geçen yıl 450 lira olan yem şu an 750 lira”
Desteklerin doğru verilmediğinden ve yem masraflarındaki artışa dikkat çeken besici Hanifi Güçlü, “Şu an hayvancılık için bizim aldığımız herhangi bir destek yok. Verilen destekler de zaten doğru değil. Yani geliştirilmiş meracılıkta eğer üretime geçilmezse, hayvancılık maliyetleri her geçen gün zaten artar. Yani esas olan yem gideri. Bugün geçen sene 450 lira olan bir çuval yem, bugün 750 lira. Yani otomatikman maliyet zaten iki katına kendi kendine geliyor. Hem meracılıktan zararımız var, hem de aldığımız ürünün fiyatı iki katına çıktığı için et fiyatının artması gayet normal. Kurban fiyatının artması da normal” diye konuştu.








