Köşe Yazısı

Eğrelti Otu

Eğrelti otu çiftlik hayvanlarına verdiği zararlar dolayısıyla veteriner hekimlikte dikkat edilmesi gereken bir bitkidir. 

Diğer yandan insan sağlığı bakımından da zararları olduğu biliniyor.

Eğrelti otu çok geniş bir bitki ailesinin üyesi. Bizim üzerinde duracağımız eğrelti otu, Pteridium aquilinum, Pteridium esculantum.

 Ülkemizde kıyı Karadeniz’de ve bazı iç Karadeniz illerimizde yaygın bir ot olan eğrelti otu “Kartal Eğreltisi” olarak anılıyor. Süs bitkisi olarak da “aşk merdiveni” adı verilen bu ot zehirli otların başında geliyor. 

Eğrelti otu hem zehirli hem de karsinojenik (kansere yol açan) bir bitki. Çiftlik hayvanlarından sığırlar daha hassas olmakla birlikte koyunlarda da sorunlar yaratıyor.

Eğrelti otu birçok bioaktif bileşik bulundurur. Listelersek en başta ptaquiloside adı verilen maddeyi sayabiliriz. 

Yoğun biçimde ptaquiloside bulunduran eğrelti otunda ayrıca prunasin, sesquiterpene, isoquercetin, quercetin ve illudin adı verilen zararlı bileşikler yoğun olarak bulunur. 

Ayrıca vücutta B1 vitamini sentezini önleyen tiyaminaz (thiaminase) enzimi de bulundurduğu için PEM hastalığına(poliencephalomalacia, CCN, cerebrocortical necrosis ) yol açar.

Meraya çıkan yaşlı hayvanlar eğrelti otunu yemezler. Fakat genç hayvanlar yiyebilirler. Çayırdaki otlar biçilerek hayvanlara kurutulmuş olarak veriliyorsa eğrelti otu kuru otlara karışarak tüm hayvanlara yedirilmiş olur. Kurutma esnasında toksisite (zehirli etki) azalmaz.

Eğrelti otunun zehirli etkisi akut veya kronik olarak hayvanların hasta olmalarına yol açar.

Kronik etki uzun zaman içerisinde küçük miktarlarda alınan eğrelti otunun kümülatif (birikmiş) etkisi ile ortaya çıkar.

Eğrelti otunun çiftlik hayvanlarına verebileceği zararları şöyle sayılabilir;

Kanlı idrar (kan işeme, hematuri), sindirim kanalı kanserleri, trombositopeni (kanın pıhtılaşmasını sağlayan hücrelerin azlığı), Lökopeni (akyuvar azlığı), koyunlarda körlük (retina dejenerasyonu) ve böbrek sorunları, akut akciğer ödemi ve kalp sorunları( kardiyomiyopati), şiddetli anemi (kansızlık).  

Ek olarak yukarıdaki sözü edilen PEM hastalığı dolayısıyla sinirsel bozukluklar.

Klinik belirtilerin bazıları genel belirtilerdir; durgunluk, iştahsızlık, solunum güçlüğü, yüksek ateş.

Özellikle sancı belirtileri, dış gıcırdatma söz konusu olabilir. Ağızdan aşırı salya akması burundan kan gelmesi, idrarda ve dışkıda kan görülmesi eğrelti ot zehirlenmelerini akla getirir.

Tümörler ve kemik iliğinin çalışmaması eğrelti otu ile ilgili olabilir. 

Tümörler squamous cell carcinoma (yassı hücreli kanser) ya da papilloma tarzında görülebilir. Papillomavirus (BPV )siğil virüsüdür . 

Bu virüs eğrelti otundaki ptaquiloside ve diğer zehirli bileşenler ile tümörlere sebep olur. BPV 2 ve BPV4 virüslerinin tümörlere yol açtığı, BPV 2’nin idrar kesesinde, BPV 4 ün ise sindirim kanalında tümörler oluşturduğu saptanmıştır.

Ptaquiloside BPV ile kofaktör (Cofactor)r halinde yani iş birliği yaparak zarar verir.

Karadeniz Bölgesi’nde hayvanlarda kanlı idrar (kan işeme, hematüri) görüldüğünde idrar kesesi mukozasında tümör oluşumundan şüphe edilir. Kanlı idrar bir kavanoza alınıp bekletilirse bir süre sonra kavanozun üst kısmının rengi açılır. Alt kısmında ise kırmızı bir tortu görülür. Bu durum hematüriye işaret eder.

 Sindirim yolundaki tümörler çoğunlukla yemek borusu (özofagus) kanseri olarak ortaya çıkar. Ancak yutak ve gırtlakta da tümoral oluşumlar gözlenebilir. 

Teşhis

Kanlı idrar eğer eğrelti otunun bulunduğu yerlerde görülürse EBH (Enzootic Bovine Hematuria) akla gelir. Şiddetli kansızlık (anemi, mukozaların beyaz bir hal alması) şüphe uyandırır.

Kan sayımı yapılırsa trombositopeni ve Leucopeni (lökopeni) ile eritrosit azlığının da belirgin olduğunu görürüz.

Koruyucu Hekimlik

Eğrelti otunun bulunduğu yerlerde otlatma yapılması risk yaratır.

Bilim insanları yemlere yemek sodası katılmasının tümör oluşumlarını azalttığını gözlemlemişler.

Yemlere ve B1 vitamini katılmasının tiyamin (B1 vitamini) eksikliği yönünden yararlı olabileceği biliniyor.

Özellikle Karadeniz Bölgesi’ndeki hayvan yetiştiricilerini dikkatli olmaları gerekir.

Önemli Not

Eğrelti otu ile zehirlenen ineklerin sütleri ile zehirli bileşenlerin insanlara geçebileceği ve uzun süre maruz kalma sonucunda insanlarda sindirim yolu kanserlerine yol açabileceği hakkında yayınlar var. Ptaquiloside in sütle insanlara geçmesi sonucunda halk sağlığı riski oluşturabileceğini ifade eden bilim insanları bazı vakalarda sindirim kanalı kanserlerinde eğrelti otunu suçlu buluyorlar.

Paylaş:
Tahir S. Yavuz

Tahir S. Yavuz 1957 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Gemlik’te tamamlayan Yavuz, lise öğrenimini Bursa Erkek Lisesi’nde 1974 yılında tamamladı ve aynı yıl İstanbul Veteriner Fakültesi’nde öğrenimine başladı.
1979 yılında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun oldu. 1983 yılı Nisan ayına kadar Bursa Hayvan Hastanesi’nde Veteriner Hekimlik, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde asistanlık yaptı. 1983-1988 yılları arasında Pınar Et’in kuruluş ve işletmesinde görev aldı. Pınar Et’te çalıştığı yıllarda tanıştığı meslektaşlarıyla 1988 yılında Ege Vet’i kurdu. 1988-1998 yılları arasında Amerikan Yemlik Tahıl Konseyi’ne danışmanlık hizmetleri verdi. Ege Vet Genel Müdürü olarak görev yaptı. Ata Fen ve Sürü Yönetimi şirketlerinin kuruluşunda yer alan Yavuz, mesleği ile ilgili olarak çok sayıda makalelerini 2009 yılında “Meslekte 30 yıl” ve 2014 yılında “Meslekte 35 yıl” kitaplarında topladı ve yayınladı. Daha sonra 12 adet kitabı yayınlandı. Mesleğiyle ilgili gazetelerde, dergilerde, internette köşe yazıları halen yayınlanmakta ve çeşitli TV programlarında bilgilerini paylaşmaktadır.
Yurtiçinde ve yurtdışında birçok mesleki örgüte üye olan Yavuz, bir dönem İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği yapmıştır. SETBİR Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürütmektedir. Yavuz, VİSAD, İZSİAD, İzmir Tarım Grubu ve TAGYAD üyeliklerini de sürdürmektedir. Yavuz, Veteriner Hekim Dr. Nuran Yavuz ile evlidir.

    İlgili başlıklar

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir