“Çiftçinin Borcu 1 Trilyon 8 Milyar 567 Milyon Liraya Ulaştı!”
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, akaryakıt zamlarının tüm tarım ürünlerinin üretim maliyetinden raf fiyatına kadar artışa neden olduğunu söyledi.
Gürer, bazı bölgelerde hasat, bazı bölgelerde ise ekim döneminde traktör, biçerdöver ve diğer mazotla çalışan makinelerin giderlerinin son zamlarla önemli ölçüde arttığını belirterek, “Bu artış doğrudan maliyete yansıyor. Çiftçi, artan girdi maliyetleri ve kamunun düşük alım fiyatları nedeniyle olabildiğince sıkıntılı bir sürece sürükleniyor. Yetersiz sabit destekler, çiftçiye verilen yardımların işe yaramadığını gösteriyor. Borçlanan çiftçi, borçlarını döndüremez noktaya geldi” dedi.
Gürer, akaryakıt zammının doğrudan üretime yansımasının yanı sıra nakliye maliyetlerini de artırarak tüketiciye zamlı ürüne dönüştüğünü ifade ederek, “Vatandaş, raflarda ürün olsa bile cebindeki gelirle etiket fiyatını karşılaştırdığında ürüne bakıp geçiyor. Bu durum, dolaylı bir kıtlık oluşturuyor” diye konuştu.
“Mazot artışı dengeleri oynattı”
Ömer Fethi Gürer, mazotun Aralık 2024’te litre fiyatının 44 TL olduğunu, bugün ise 55 TL’ye çıktığını hatırlattı. Bu artışın üreticiyi zora soktuğunu, nakliye maliyetlerini artırarak tüketiciyi de ürüne erişimde sıkıntıya sürüklediğini ifade etti.
Gürer, çiftçilerin bankalara olan kredi borçlarının bugün itibarıyla 1 trilyon 8 milyar 567 milyon TL’ye ulaştığını belirterek, “Çiftçiler, borçlarını ödeyememe riskiyle karşı karşıya. Vatandaşın, emeklinin ve asgari ücretlinin sabit geliriyle gıdaya erişimi giderek zorlaşıyor” şeklinde konuştu.
Jeopolitik krizlerin enerji ve girdi maliyetlerindeki dalgalanmalara yol açtığına işaret eden Gürer, tarım sektörünün bu nedenle daha fazla zarar gördüğüne dikkat çekti. Gürer, “Kuraklık ve zirai don gibi doğal afetlerin ardından akaryakıt fiyatlarındaki artış, tarımsal üretimi ve ticareti sarsıyor. İklim değişikliğinin neden olduğu sel, dolu, don, kuraklık ve aşırı sıcaklık gibi olumsuz hava koşulları tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehdit ediyor. AKP iktidarları, 22 yıldır tarımda planlamayı ihmal etti. Geç de olsa başlanan çalışmalar var. Üretim öncesi ve sonrasında planlama önemsenerek sorunlara çözüm getirilmelidir” dedi.
Gürer, tarımda çözüm için gübre, yem ve mazot gibi kalemlerde sübvansiyon sağlanması, borçların ertelenmesi, desteklerin artırılması ve üretim girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve tarımda mazotta ÖTV kaldırılması gerektiğini vurguladı.
“Tüketici de yandı”
Ömer Fethi Gürer, Pandemi, kuraklık ve 65 ili kapsayan zirai don olaylarının çiftçiye büyük bir yıkım yaşattığını ifade etti. Gürer, “Zirai don yılbaşında Çukurova’da ve Nisan ayından 65 ilde ağır hasar oluşturdu. Ciddi rekolte kaybı var. Zirai don olayından bu yana zararlarının telafisini bekleyen çiftçilere Cumhurbaşkanı tarafından bu konuda yapılacak açıklamayı bekliyor. ÇKS olsun olmasın tüm tarım kesimi zararları bir an önce karşılanmalıdır. Çiftçi borçludur. Çok ağaçta ürün yoktur. Geliri olmayacak çiftçi gelecek yıla ağacı hazırlamak için desteklerin derhal verilmesi ve zararların hemen karşılanması sağlanmalıdır. TARSİM sınırlı ödeme yapıyor ve bu arada kuraklık etkisi de yaygınlaşıyor. Dondan sonra kuraklıkta rekoltede kaybına yol açacaktır. Bunun fiyatlara olumsuz yansıması olacaktır. Akaryakıta gelen fahiş zamları ise çiftçi gibi fiyat artışı ile de üreticiyi daha büyük bir yıkıma sürüklüyor” diye konuştu.
“Nakliye maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansıması ile özellikle sabit ve dar gelirli tüketicilerin meyveye erişiminde ciddi sıkıntılar yaratacaktır” diyen Gürer, “Zirai don nedeniyle düşen rekolte, akaryakıt zamlarıyla daha da maliyetli hale gelen nakliye masraflarıyla birleşince ürün fiyatları yükseliyor. Dar gelirli vatandaşlar, etiket fiyatlarını okuyup geçiyor” şeklinde konuştu.
“Emekli ve asgari ücretliye artış şart”
Ömer Fethi Gürer, Temmuz ayında emekli maaşları ve asgari ücrette mutlaka artış yapılması gerektiğini dile getirerek, “Derin bir yoksulluğun yaşandığı ülkemizde hayat pahalılığı dolaylı bir kıtlık yaratıyor. Zirai don nedeniyle artan yaz meyveleri fiyatlarına bir de kuraklıkla rekolte kaybı yanında nakliye zamları eklendiğinde, dar ve sabit gelirli vatandaşların gıdaya erişimi daha da zorlaşıyor” dedi.
Gürer, çalışanların ücretlerinde iyileştirme yapılmaması halinde birçok haneye et, süt gibi meyve ve sebzenin giremeyeceğini anımsatarak, “Tarımda yapısal sorunlara iklim krizi etkileri ortaya çıkan sorunlar eklendi. Zirai don ve kuraklık sonrası düşen rekolteye bu kere akaryakıt ve nakliye zamları olumsuz etkisi eklenince vatandaşın mağduriyeti daha da artacak, Tüm market ürünlerinde akaryakıt zamlarının yansıması hemen görülmeye başlanacaktır” diye konuştu.








