Orman Yangınları; Alışacak mıyız?
Sevgili dostlar,
Son üç yıldır yazın havalar çok sıcak ve kuru geçiyor. Özellikle bu yıl hava sıcaklıkları epeyce bir gün 40 derecenin üzerine çıktı. Sıcaklıklarla birlikte orman yangınlarında da belirgin artışlar yaşandı. Yangınlar hem daha fazla hem de daha yıkıcı olmaya başladı. Yangınların sadece Türkiye’de değil birçok ülkede de artış gösterdiğini gözlemek mümkün.
Küresel ısınma sonucu olan iklim değişikliği bu artışın elbette en önemli nedenleri arasında görülebilir. Özellikle poyrazın kuru ve şiddetli estiği günlerde, orman yangınlarında artış olasılığı yükseliyor. Çünkü sıcak hava ile birlikte ormanlar birer çıra görevi yapıyorlar ve yangın başladığında durdurmak bir o kadar da güç oluyor.
Anız yakma
Yangınların artışını iklim krizine bağlamakla birlikte Türkiye’ye özgü birtakım nedenlerden de bahsetmek gerekiyor. Sabotaj, piknikte mangal yakma, sigara izmaritini atma, şişeleri ormana fırlatma, anız yakma, bakımsız elektrik iletim hatları kullanma ve rant. Bunların hepsi de insan kaynaklı ve vahşice. Biz de vahşice olan bu duruma alışmak istemiyoruz. Cehalet ülkenin orman varlığını yok ederek hem havanın daha fazla ısınmasına hem de oksijensiz kalmasına neden oluyor.
Yangınların bir diğer olumsuz tarafları da yüzbinlerce ağacın yanı sıra, yer altındaki ve yerüstündeki yüzbinlerce hayvanın da telef olması. Böylece o alanlar verimsizliğe doğru itiliyor.
Yangınların bir başka önemli etki alanı da karbondioksit emisyonları. Dünya karbondioksit emisyonlarını azaltmak için anlaşmalar imzalarken, bir de bakıyorsunuz devasa yangınlar, elde edilen azaltım değerlerini yeniden başlangıç noktasına döndürmüş. Bu da dünyanın geleceğini tehdit eder bir durumu ortaya çıkarıyor.
Söylem ve pratik farklı
Yine Türkiye’ye dönersek; yangınların sebebi ile ilgili söylemler çok iyi ama pratik hiç de öyle değil. Son söylemler bu yangınların ana nedeninin iklim değişikliği olduğuyla ilgili.
Çok güzel de, karbon emisyonlarının sözde değil özde azaltılması ile ilgili politikaların uygulanması gerekiyor. Bunun için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek, ağaç sayısını artırmak, karbon dioksit asimilatörü olarak görev yapan tarlaları, bahçeleri, özellikle de zeytinlikleri korumak…
Zeytin yasası; bu ne perhiz bu ne lahana turşusu
Zeytinlikler konusunu neden açtım tahmin ediyorsunuzdur. Bir yandan orman yangınlarının sebebinin iklim değişikliği olduğunu söyleyeceksiniz diğer yandan karbon salınımlarını daha da arttıracak olan yatırımları zeytin ağaçlarını keserek (taşıyarak!!!) zeytinlik alanlara yapacaksınız. Ya da ormanlık alanları maden, taş, kömür ocaklarına açacaksınız ya da bu alanlarda toplu konutlara izin vereceksiniz.
Şayet yangınların nedeni iklim değişikliğiyse, böyle yapılarak mücadele edilmez, olsa olsa artmasına neden olunur.
Alışır mıyız?
Hayır, biz buna alışmayacağız!








