Köşe Yazısı

Gübreleme; Nitrat Kirliliği ve Hastalıklar

Sevgili dostlar,

Ziraatçılar dışındakiler tarafından pek bilinmeyen bir konuyu köşeme taşımak istedim. Bu konu da toprak, su ve bitkilerdeki nitrat kirliliği. Tüketiciler daha çok hormon ve tarım ilaçlarının tehlikesinden haberdarlar ancak nitrat kirlenmesi sorunsalı aslında en az onlar kadar önemli ve konuşmaya-yazmaya-uyarmaya değer.

Nitrat nasıl ve nerelerde birikiyor

Tarım kimyasallarından kaynaklanan kirlilik kapsamında üzerinde an çok durulması gereken konulardan biri de bu aslında. Toprak ve sulardaki nitrat kirliliği en fazla risk unsuruna sahip olan kirlilik çeşidi. Burada köylüler-çiftçiler tarafından bilinçsiz veya fazla kullanım sonucunda organik ve kimyasal gübrelerin gerek içerdikleri gerekse nitrifikasyon (topraktaki amonyum iyonlarının kademeli olarak nitrit ve nitrat iyonlarına dönüşmesi) sonucu oluşan azot dioksit formundaki azot, yağış ve sulama suları ile yıkanarak yeraltı suları ve içme sularında birikiyor.

İdeal koşullarda bile toprağa uygulanan azotlu gübrelerin yarısı bitkiler tarafından kullanılırken, beşte birinin killi toprak ve organik bileşikler tarafından tutulduğu, yaklaşık dörtte birinin buharlaşma yoluyla kaybedildiği, yüzde iki ile onunun da yüzey ve yeraltı sularına karıştığı biliniyor.

Yapılan çalışmalar ne diyor

Yapılan bazı çalışmalarda pilot olarak seçilen Antalya-Kumluca’daki kuyu sularının yarısının nitrat kirlenmesine maruz kaldığı, Antalya-Demre’de ise kuyu sularının yüzde 45’inin nitrat sınır değerlerini aştığı ve kuyu sularının bazılarının yöre halkı tarafından içme suyu olarak kullanıldığı belirtiliyor.

Yine Şanlıurfa’da yapılan bir çalışmada, kuyu sularının yüzde 84’ünün nitrat içeriğinin içme suyu yönetmeliğinde bildirilen değerlerden yüksek olduğu ortaya konuyor.

Hangi sağlık sorunlarına neden oluyor

Sulardaki yüksek nitrat seviyesi, canlılığın azalmasına, ölü çocuk doğumlarına, düşük doğum ağırlığına ve çiftlik hayvanlarında düşük ağırlıklara neden oluyor.

Yine nitratlı gübrelerle gübreleme sonucunda ürünlere geçen nitrat, gıdalarla alındığında ağız boşluğunda nitrite dönüşüyor. Nitrit, mide-bağırsak sistemine geçerek bağırsak dokularına zarar veriyor. Kanda hemoglobin ile birleşip methemoglobin oluşturarak kandaki oksijen taşıma kapasitesini azaltıyor. Methemoglobinemi yani “mavi bebek” hastalığına neden oluyor.

Nitrat ayrıca vücutta aminler ve amidler ile reaksiyona girerek yüksek düzeyde kanserojen etkili nitrozaminlerin oluşumuna da yol açabiliyor. Birim alanda kullanılan azot miktarı ile mide kanseri nedeniyle ölüm vakaları arasında doğrusal bir korelasyonun olduğu belirtiliyor.

Ne yapılmalı

Mümkün olduğu kadar kimyasal gübrelerden kaçınılmalı, mümkünse yeşil gübreleme biyohumus, organik gübreleme yoluna gidilmeli, toprak analizlerini yapıp yetiştirilecek olan bitkilerin gereksinim duyduğu kadar gübre atılmalı, atılan gübrelerin toprağa iyi karışması sağlanmalı, aşırı sulamadan kaçınılmalı.

Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler…

Paylaş:
Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

1961 yılında Kuşadası’nda doğdu. İlköğrenimini Kuşadası Yeniköy İlkokulu’nda,
ortaöğrenimini İzmir Güzelyalı Ortaokulu’nda, liseyi İzmir İnönü Lisesi’nde tamamladı.

1984 yılında E.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ürünleri Teknolojisi Bölümü’nden mezun oldu. 1987

yılında E.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Süt Teknolojisi Ana Bilim Dalından yüksek lisans, 1993 yılında da doktora eğitimini tamamladı.

1993 yılında Yardımcı Doçent, 1996 yılında Doçent, 2003 yılında Profesör unvanını aldı.

2011-2016 yılları arasında Ege Üniversitesi Tire Kutsan Meslek Yüksekokulu’nda müdürlük görevini üstlendi.

Halen Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Başkanı olan Prof. Dr. Harun Raşit UYSAL, aynı zamanda Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliği ile Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) Süt ve Ürünleri, Çevre ve Çiftlik yönetimi daimi komite üyesidir.

Üç dönem de Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.

    İlgili başlıklar

    Köşe Yazısı

    Sürdürülebilirlik

    Konumuz, süt sığırcılığı işletmelerinde sürdürülebilirlik. Her işletme için sürdürülebilirliğin üç temel noktası vardır: Finansman, Verimlilik, ...

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir