“Çiftçinin Banka Borcu, Son 5 Yılda %881 Arttı!”
CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin bankalara olan borçlarının son 5 yılda katlanarak arttığını belirterek, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcu son 5 yılda yaklaşık 10 kat artarak 1 trilyon 323 milyar liraya yükseldi. Piyasaya olan 1,5 trilyon borçla tarım kesimi üretmeye çalışıyor” dedi.
Gürer, “2021 yılında 450 bin traktör eden çiftçi borcu bugün 1 milyon traktör fiyatını aştı. Son 55 aydır aralıksız artan borçlar nedeniyle takipteki alacaklar 4 kat artarken, Türkiye’nin farklı illerinde çiftçilerin traktörleri icra yoluyla satışa çıkarılmaya başlandı. Bankalar dışında borçları ile birlikte rekor borç ile tarım sürdürülmeye çalışılıyor” diye konuştu.
Gürer, çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz noktaya geldiğini belirterek tarım kesimine yapılan desteklerinin artırılmasını gerektiğini ve 2026 yılı için belirlenen desteklerin savaşın yarattığı olumsuzluklar da dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çiftçi borcu 55 aydır kesintisiz artıyor”
Çiftçilerin bankalara olan kredi borçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürer, “2021 yılının Temmuz ayından bu yana çiftçi borçlarının kesintisiz arttı. Bu, çiftçinin tam 55 aydır kesintisiz borçlandığını gösteriyor. Tarım kesimi rekor borca rağmen beklediği verimi üretimi alamadıkça kredi geri ödemede sıkıntı yaşıyor ve icralık çiftçi sayı da artıyor” dedi.
Gürer, çiftçi borçlarının ulaştığı boyuta dikkat çekerek, “2021 yılının Şubat ayında çiftçilerin bankalara olan borcu 134 milyar 892 milyon lira idi. 2025 yılının bu borç 935 milyar 936 milyon liraya, 2026 yılının Şubat ayında ise 1 trilyon 323 milyar 343 milyon liraya yükseldi. Son beş yılda çiftçinin borcu 1 trilyon 188 milyar 451 milyon lira arttı. Bu artış, son beş yılda yaklaşık yüzde 881 oranına ulaştı. Çiftçinin borcu yaklaşık 9,8 kat büyüdü. Piyasa borçları ile Cumhuriyet döneminde en yüksek borçlanmanın yaşandığı dönemdeyiz” diye konuştu.
Gürer, yalnızca son bir yılda yaşanan artışın bile dikkat çekici olduğunu belirterek, “2025 yılında 935 milyar liraya çıkan çiftçi borcu, 2026 yılının Şubat ayında 1 trilyon 323 milyar liraya ulaştı. Yalnızca son bir yılda 387 milyar 407 milyon lira artış yaşandı. Bu artış son bir yılda yüzde 41,4 oranına denk geliyor. Bu tablo çiftçinin borç yükünün giderek ağırlaştığını gösteriyor” şeklinde konuştu.
“Takipteki borçlar, 4 kat arttı”
Çiftçilerin ödeyemediği için bankalar tarafından takibe alınan borçların da hızla arttığını belirten Gürer, “2021 yılında çiftçilerin bankalar tarafından takibe alınan borcu 4 milyar 969 milyon lira idi. 2026 yılının aynı döneminde bu rakam 19 milyar 371 milyon liraya yükseldi. Takipteki borçlar 14 milyar 402 milyon lira arttı. Bu artış yüzde 290 oranında gerçekleşti. Yani çiftçi borcunu ödemede zorlanır hale geldi. İlaç, tohum, fide, sulama suyu, elektrik, mazot, işçilik, traktör gideri, sigorta, vergi, ahır gideri, biçerdöver, gübre, veteriner, aşı, bakım giderleri, nakliye ve ürün alım fiyatları tarım kesiminin aleyhine gelişti ve giderlerin artan girdi maliyetleri sürmesi gelir gider dengesi bozulmasına neden oldu. Ani iklim değişiklikleri ve artan girdi fiyatları da daha az gübre, daha az sulama gibi sorunlarda rekolteyi ve verimi etkilemesi de sorunu derinleştirdi” dedi.
“Traktörlere haciz uygulanıyor”
Türkiye’nin farklı illerinde çiftçilerin traktörlerine ve tarım alanlarına haciz uygulandığını belirten Gürer, bu durumun üretimi doğrudan etkilediğini ifade ederek, “Çiftçi üretmek için borçlanıyor. Ürettiği üründen kazanç sağlayamayınca borcunu ödeyemiyor. Bankalar traktörlere el koyuyor. Tarım alanı icra ile satışa sunuluyor. Traktörü ve tarım alanı giden çiftçi üretim yapamaz hale geliyor. Bugün Türkiye’nin çok sayıda ilinde icra daireleri tarafından traktörler ve tarım alanları satışa çıkarılıyor. Binlerce arazi yüzlerce traktör haciz kıskacında” değerlendirmesi yapıldı.
“Çiftçi borçla ayakta duruyor”
Çiftçinin giderek daha ağır koşullarda üretim yaptığını belirten Gürer, “Çiftçinin borç yükü hafifletilmeli, üretim desteklenmeli ve girdi maliyetleri düşürülmelidir. Tarım Kanunun 21.maddesine göre verilmesi gereken destek verilmelidir. Üretimin devamlılığı açısından çiftçilerin traktörlerinin ve tarım alanlarının haczedilmesinin önüne geçilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca çiftçilerin kredi borçlarına uygulanan faizler silinmeli ve mevcut borçlar en az üç yıl süreyle ertelenmelidir.
Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Yem ve gübre sübvanse edecek uygulamaya geçilmelidir. Yeniden taban fiyat uygulamasına dönülmelidir. Çiftçilerin savaş, kuraklık, don ve diğer olumsuz hava koşulları gibi en küçük risklerden dahi doğrudan etkilendiği göz önünde bulundurularak, üreticilere pozitif ayrımcılık yapılmalı ve daha güçlü destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir” değerlendirmesini yaptı.






