Köşe Yazısı

Halsizlik

Çiftlik hayvanlarında halsizlik birçok hastalığın belirtisidir. Bu konu, bana çok sorulan sorular arasındadır. Genel olarak başka belirtilerle birlikte görülür. İştahsızlık, durgunluk ve diş gıcırdatma, halsizliğe eşlik eden başlıca belirtilerdir.

Halsizlik belirtisi ile ortaya çıkan birçok hastalık vardır.

Bunları 4 ana başlıkta ele alabiliriz;
1.Mineral, iz mineral, vitamin eksiklikleri,
2. İç ve dış parazitler,
3. Sinirsel hastalıklar,
4. Enfeksiyonlar.

Halsizlik durumlarında ilk akla gelen hastalıkların başında hipokalsemi (kalsiyum eksikliği, doğum felci, süt humması) gelir.

Ayrıca beyni etkileyen herhangi bir sorun halsizlik belirtisi ile ortaya çıkar. Diğer halsizlik ile karşımıza çıkan hastalıkları sıralayalım;  koyunlarda gebelik toksemisi, kuzu ve oğlaklarda şirden(abomasum) hastalıkları, beyaz kas hastalığı, enzootik ataksi (bakır eksikliği), kuzularda kobalt eksikliği (beyaz karaciğer hastalığı), buzağılarda nekrotik bağırsak yangısı, ineklerde karaciğer yağlanması (hepatic lipidosis), ot zehirlenmeleri, ishaller, lohusa ineklerde görülen puerperal hemoglobinüri (fosfor eksikliği), leptospiroz, keçi ciğer ağrısı, koyunlarda bakır zehirlenmesi, tüm geviş getiren hayvanlarda kıl yumakları, ineklerde sıcak stresi, koyunlarda Mycoplasma ovipneumoniae tarafından oluşturulan solunum yolu enfeksiyonları, anemi (kansızlık), koyunlarda agalaksi (süt kesen hastalığı), ineklerin öldürücü mastitisi.

Görüldüğü gibi uzun bir hastalık listesi söz konusudur. Bu liste daha da uzayabilir. Etkenleri, sebepleri değişik olan bu hastalıklarda ortak belirti halsizliktir. İşte bu durumda hastalıklara özgü belirtilerin gözden geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Örneğin leptospirozda kanlı idrar ve sarılık, listeriosisde dönme hareketi, abomasum hastalıklarında diş gıcırdatma gibi…

Bu belirtiler de teşhis koymaya yetmez ise diğer bulgular araştırılır. Hatta diğer bulgularla bile teşhis konulamazsa laboratuvar tahlillerine başvurulur. Halsizlik belirtisi görüldüğünde kansızlık anemi olup olmadığına bakılmalıdır. Mukozaların beyazlaşması başlıca belirti olup, gerekirse kan tahlili yapılmalıdır. Çünkü hastalığın arkasında protozoalar ya da parazitler olabilir. Örneğin Haemoncus contortus adı verilen parazit önemli bir kansızlık sebebidir. Akılda tutulması gerekir.

Enfeksiyonlarda akut mastitis, rahim yangıları(metritis) ve peritonitis akla gelmelidir.

Metabolik hastalıklarda kalsiyum, fosfor, magnezyum, potasyum eksiklikleri, sinirsel hastalıklarda Listeriosis akla gelebilir.

Ancak açlık ve susuzluk, özellikle ishal sebebiyle oluşan dehidrasyon daima göz önünde bulundurulmalıdır.

Bütün bu uzayıp giden listedeki sorunlarla karşılaşmamak için koruyucu hekimliğe önem vermemiz gerekir. Mineral, vitamin, iz mineral ve aminoasit katkıları, ağız sütünün uygun şekilde verilmesi, aşısı olan hastalıkların aşılarının ihmal edilmeden yapılması şarttır. Göbek kordonu dezenfeksiyonu başlıca dikkat edilmesi gereken konudur. Göbek kordonu tentürdiyot ile dezenfekte edilmeli ve 2 saat sonra aynı işlem tekrarlanmalıdır.

İshal ile ilgili aşılar, antiserumlar kullanılmalı ve her türlü önlem alınmalıdır. İshal söz konusu olduğunda su ve elektrolit kaybının ölüme sebep olacağı bilinerek derhal kayıpların yerine konulması gerektiği akıldan çıkarılmamalıdır. Sistemli parazit mücadelesi yapılmalı, işletmelerde kuru ve temiz sistemine uyulmalı, sürü yönetimi kuralları titizlikle uygulanmalıdır.

Nereden başlarsak başlayalım sonunda gelinen nokta koruyucu hekimliktir.

Paylaş:
Tahir S. Yavuz

Tahir S. Yavuz 1957 yılında Bursa’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Gemlik’te tamamlayan Yavuz, lise öğrenimini Bursa Erkek Lisesi’nde 1974 yılında tamamladı ve aynı yıl İstanbul Veteriner Fakültesi’nde öğrenimine başladı.
1979 yılında İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden mezun oldu. 1983 yılı Nisan ayına kadar Bursa Hayvan Hastanesi’nde Veteriner Hekimlik, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nde asistanlık yaptı. 1983-1988 yılları arasında Pınar Et’in kuruluş ve işletmesinde görev aldı. Pınar Et’te çalıştığı yıllarda tanıştığı meslektaşlarıyla 1988 yılında Ege Vet’i kurdu. 1988-1998 yılları arasında Amerikan Yemlik Tahıl Konseyi’ne danışmanlık hizmetleri verdi. Ege Vet Genel Müdürü olarak görev yaptı. Ata Fen ve Sürü Yönetimi şirketlerinin kuruluşunda yer alan Yavuz, mesleği ile ilgili olarak çok sayıda makalelerini 2009 yılında “Meslekte 30 yıl” ve 2014 yılında “Meslekte 35 yıl” kitaplarında topladı ve yayınladı. Daha sonra 12 adet kitabı yayınlandı. Mesleğiyle ilgili gazetelerde, dergilerde, internette köşe yazıları halen yayınlanmakta ve çeşitli TV programlarında bilgilerini paylaşmaktadır.
Yurtiçinde ve yurtdışında birçok mesleki örgüte üye olan Yavuz, bir dönem İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği yapmıştır. SETBİR Yönetim Kurulu Üyeliği görevini yürütmektedir. Yavuz, VİSAD, İZSİAD, İzmir Tarım Grubu ve TAGYAD üyeliklerini de sürdürmektedir. Yavuz, Veteriner Hekim Dr. Nuran Yavuz ile evlidir.

    İlgili başlıklar

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir