Dış HaberlerGıdaHaberler

Gıda Alerjeni Etiketlemesi Konusunda Kafa Karışıklığına Son

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nün resmi web sitesinde gıda alerjeni etiketlemesi konusunda bir haber yayınlandı. Habere göre;

“Bir paket bisküvi alıyorsunuz. İçindekiler listesi güvenli görünüyor. Sonra tanıdık bir uyarı gözünüze çarpıyor; ‘Kuruyemiş içerebilir.’

Gıda alerjisiyle yaşayan milyonlarca insan için bu kelimeler, nelerin alışveriş sepetine gireceğini ve nelerin rafta kalacağını belirleyebilir. Sorun şu ki ‘uyarıcı alerjen etiketlemesi’ olarak bilinen bu tür etiketlemeler birçok ülkede yasal düzenlemeye tabi değildir ve dünya genelinde sıklıkla tutarsız bir şekilde kullanılabilmektedir. Bu durum, tüketicilerin bir etiketin ne zaman gerçek bir riski yansıttığını anlamasını zorlaştırmaktadır.

Şimdiyse, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından kurulan uluslararası bir gıda standardı belirleme organı olan Codex Alimentarius Komisyonu, gıda alerjeni etiketlemesi konusunda yeni kılavuz ilkeleri kabul etti. Bu ilkeler, uyarıcı etiket taşıyan gıdaları satın almaktan genellikle kaçınan dünya genelindeki milyonlarca gıda alerjisi hastası için gıda ürünlerinin güvenliğini ve bulunabilirliğini kökten değiştirme potansiyeline sahip.

Çığır açan bu yeni kılavuz ilkeler, uyarıcı alerjen etiketlemesinin aşırı kullanımını ele alıyor ve gıdalardaki güvenli olmayan alerjen seviyelerini ölçmek için ilk kez riske ve bilime dayalı eşik değerler getiriyor.Yeni hususlar

Alerjenler ve yeni kılavuz ilkeler hakkında bilinmesi gereken beş husus şunlardır;

1. Gıda alerjileri küresel bir sorundur

Gıda alerjileri dünya genelinde milyonlarca insanı etkilemektedir. Reaksiyonlar, kaşıntı ve şişme gibi hafif belirtilerden, şiddetli ve potansiyel olarak hayati tehlike arz eden anafilaksiye kadar çeşitlilik gösterebilir.

Gıda alerjisiyle yaşayan insanlar için açık ve güvenilir bilgiye erişim hayati önem taşır. Gıda etiketleri, tüketicilerin alerjen içeren ürünleri tespit etmelerine ve ne yedikleri konusunda bilinçli kararlar vermelerine yardımcı olur.

Gıda alerjileri yaşam kalitesini de etkileyebilir. Pek çok tüketici ve aile; yemek planlarını, alışverişlerini ve sosyal aktivitelerini belirli gıdalardan uzak durma gerekliliğine göre düzenler.

2. ‘İçerebilir’ etiketleri, ekstra bir koruma katmanı sağlamak amacıyla tasarlanmıştır

Gıda üretimi sırasında, tarifin bir parçası olmasa bile, bazen çok küçük miktarlarda alerjen gıdaya karışabilir. Örneğin bir çikolata barı, kuruyemiş içeren ürünlerin yapımında kullanılan ekipmanla üretilmiş olabilir. Un, süt tozu, susam tohumu veya diğer alerjen gıdalar da ortak depolama, nakliye veya elleçleme süreçleri yoluyla ürüne bulaşabilir. Bu, alerjen çapraz teması olarak bilinir.

Üreticiler bu olasılığı göz önünde bulundurarak sıklıkla ‘yer fıstığı içerebilir’ veya ‘sert kabuklu yemişler içerebilir’ gibi ihtiyati alerjen etiketleri kullanmaktadır. Bu uyarılar, normalde içerik listesinde yer almayacak bir alerjenin olası ve istenmeyen varlığına işaret etmeyi amaçlar. Yalnızca gerektiğinde kullanıldığında, ihtiyati alerjen etiketlemesi gıda alerjisi olan bireyler için hayati önem taşıyan bilgiler sunar.

Ancak bu etiketleme yöntemi o kadar yaygın -ve bazen gereksiz yere- kullanılmaktadır ki, alerjisi olan kişiler kendileri için tamamen güvenli olan gıdaları satın almaktan vazgeçebilir ya da etiket uyarılarını tamamen görmezden gelerek kendilerini riske atabilirler.3. Yeni kılavuz bilimsel temellere dayanmakta ve yıllar süren uluslararası araştırmaların birikimiyle oluşturulmuştur

2020 yılından itibaren FAO ve WHO; alerji uzmanları, klinisyenler, bilim insanları, düzenleyici kurum temsilcileri ve risk değerlendirme uzmanlarının katılımıyla uluslararası uzman istişareleri düzenledi. Uzmanlar hep birlikte gıda alerjilerine ilişkin kanıtları inceledi ve gıda üretimi, işlenmesi ve elleçlenmesi süreçlerinde alerjen çapraz bulaşmasının nasıl meydana geldiğini değerlendirdi. Gıda üreticilerinin hijyen ve üretimle ilgili iyi uygulamaları hayata geçirmeleri durumunda, çapraz bulaşmayı neredeyse tamamen ortadan kaldırabilecekleri sonucuna vardılar.

Uzmanlar ayrıca, ihtiyati alerjen etiketlemesinin gerçek riski nasıl daha iyi yansıtabileceğini de ele aldı. İlk kez, alerjik tüketicilerin büyük çoğunluğunun olumsuz bir reaksiyon yaşamayacağı eşik değerler; risk ve bilim temelli olarak belirlendi.

Elde edilen bulgular, Codex Alimentarius Komisyonu tarafından kabul edilen yeni kılavuzun bilimsel temelini oluşturdu. Bu kılavuz, aşırı duyarlılığa neden olduğu bilinen gıda ve bileşenlerin bir listesini 1999’dan beri içeren Codex’in ‘Önceden Paketlenmiş Gıdaların Etiketlenmesine İlişkin Genel Standardı’nı (CXS 1-1985) tamamlayıcı niteliktedir.

4. İhtiyati alerjen etiketlemesi yalnızca gerekli olduğunda kullanılmalıdır

Yeni kılavuz ilkeler, gıda endüstrisinin çapraz temas kaynaklı istenmeyen gıda alerjeni varlığını önlemek veya en aza indirmek için uygulaması gereken genel esasları ortaya koymaktadır.

Bu sayede, ihtiyati alerjen etiketlemesi kullanımının azaltılması ve yalnızca kesinlikle gerekli durumlarda uygulanması mümkün hale gelir; bu da söz konusu uygulamanın, alerjen yönetimi uygulamalarıyla önlenemeyen veya kontrol altına alınamayan istenmeyen alerjen varlığı durumlarıyla ve risk değerlendirmelerinin bilimsel temelli eşik değerlerin üzerinde bir maruziyet olduğunu gösterdiği hallerle sınırlandırılması anlamına gelir.5. Bu Codex kılavuzu, tüketiciler ve ticaret açısından önem taşımaktadır

Codex metinleri, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) Sıhhi ve Bitki Sağlığı Önlemlerinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşması kapsamında uluslararası ticarete konu olan gıdaların güvenliği açısından referans niteliğindedir. Bu durum, -dünyadaki ülkelerin büyük çoğunluğunu oluşturan- tüm DTÖ üyelerinin, Codex standartlarına uygun gıdaların ticaretini yapmayı taahhüt ettikleri anlamına gelir.

Gıda endüstrisi açısından Codex metinleri, gıda ticaretine yönelik uyumlaştırılmış bir yaklaşım sunar. İhtiyati alerjen etiketlemesine ilişkin bu ilk kılavuz ilkeler sayesinde, daha fazla ürün tüketicilere güvenli bir şekilde sunulabilir.

Codex Alimentarius, gıda alerjeni yönetimine dair etiketleme kılavuzları ve uygulama esasları geliştirerek, ülkelerin tüketicileri korumasına ve ticarette adil uygulamaların sağlanmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak en yararlı etiket, tüketicilerin kendilerini güvende tutacağına güvenebilecekleri etikettir.”

(*)   Bu haber, BM Gıda ve Tarım Örgütü(FAO)’nün resmi web sitesinde yayınlanan haberin neredeyse birebir çevirisidir. Ayrıca haberde kullanılan fotoğraflar da aynı kaynaktan alınmıştır.

Paylaş:

İlgili başlıklar

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir