Köşe Yazısı

Özellikle Tarımda Yaşasın 1 Mayıs!

Tarım sektörü, diğer bütün sektörlere göre insan hayatı için vazgeçilmez en önemli ürün olan gıdayı üretmesine rağmen değer olarak kazancı en az olan sektördür. Hatta çoğu zaman çiftçi ürettiği ürününün fiyatını bile belirleme gücüne sahip değildir. Dolayısıyla üretim maliyetini dahi karşılayamamaktadır. Bu nedenle tarım sektöründe genellikle üretici geliri ve refahı düşüktür. Bu durum karşısında çiftçi daha çok kazanabilmek için arttırılabileceği elindeki tek sermaye emeğidir. Toprağını ve parasını arttıramadığı için daha fazla çalışmak zorundadır. Üstü açık bir fabrika olarak, zaten risklere açık bir sektör olan tarımda, üretici daha çok emekle çalışmak zorundadır. Yani çiftçi emeğinin karşılığının hiç bir şekilde alamamaktadır.

Bu nedenle emek sınıfı içinde, belki de kendi sermayesiyle, kendi mülkünde çalışan, kendi kendinin patronu olan çiftçiler emek yoğun çalışmalarına rağmen en fakir emektarlardır.

Sadece işletme sahibi olarak baba değil, aynı zamanda kadının ve çocukların da üretimde mecburen büyük emeği bulunmaktadır. Tarım işletmelerinde gelirin düşük olması mecburen aile iş gücüne olan ihtiyacı arttırmaktadır. Tarım sektöründe kadın emeği ve çocuk emeği de ciddi oranda yüksektir ve onlarda hakkını alamamaktadır. Yani girişimci sermayedar olmasına rağmen diğer bütün sektörlere göre sadece tarım sektöründe işleme sahibi olan çiftçi ailesi emeğinin karşılığını bu kadar alamamaktadır.

Bu durum tarımda gezer göçer tarım işçi aileleri için de geçerlidir. En zor şartlarda, en ağır işlerde çalışan tarım işçileri de kadın, erkek, çoluk çocuk çalışmalarının karşılığını alamamaktadırlar. Herhangi bir sektörde asgari ücretle çalışan bir işçinin sahip olduğu sosyal hakların çok daha azına, insani yaşam koşullarından uzakta, daha az ücretle çalışmaktadırlar. Maalesef burada da kadın ve çocuk işgücü yine istismar boyutunda emeğinin karşılığının alamamaktadır.

Bu durum göz önüne alındığında 1 Mayıs İşçi ve Emek Bayramını belki de en fazla hak edenler tarım emekçileridir.

Bu bayram dünyanın birçok yerinde “emek ve dayanışma” bayramı adı altında kutlanmaktadır. Emeğinin karşılığını alamayan işçinin işverene karşı örgütlü mücadele vermesini ve grev, sendika gibi yollarla dayanışma içinde hakkını aramasının ön plana çıkartıldığı gündür.

Peki, çiftçi hangi patrona karşı kafa tutacak ve kimden hakkını soracaktır? İşte burada ciddi bir çelişki ve tarımda emeğin ve hakkın korunması hususunda özel bir durum doğmaktadır.

Dünyanın birçok yerinde, örneğin İspanya Mondragon’da işçiler tarafından kurulmuş dev “Emek Kooperatifi” bulunmaktadır. İşçiler haklarını kooperatifleri sayesinde korumaktadır. Kooperatiflerin tarım alanında kadın ve çocuk işçilerin haklarını da korudukları, hatta sosyal statülerinin ve insani ihtiyaçlarının yükseltilmesine yönelik en etkin çalışmaları yaptıkları bilinmektedir.

Japonya’da ailelerin özellikle de kadınların ağırlıkla oluştukları tüketim kooperatifleri, üretici tarım kooperatifleri ile doğrudan işbirliği yaparak birlikte kazanmanın ve haklarını korumanın yollarını bulmuşlardır. Hatta bu kooperatiflerde Japonya’nın kadim kültürlerinin, örf ve adetlerinin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için kooperatifler üreticilerin çocuklarını daha erken çocukluk dönemindeyken tarım ile tanıştırmakta, tarlada kendilerinin yetiştirdiği ürünleri mutfakta pişirmeye kadar uzanan bir süreçte eğitmektedirler. İleri yaşlara kadar sürdürülen bu eğitimler ile doğaya ve tarıma olan saygı ve bilinç toplumda yükseltilmektedir. Ayrıca genç Japon çiftçilerin sektörde kalması sağlanmaktadır.

Dünyada ve ülkemizde emek sınıfı içinde belki de en fazla ezilen ve hakkını alamayan tarım emekçileridir. İster işletme sahibi, ister işçi olsun, tarım emekçileri kadınlar ve çocukları ile birlikte aile boyu ağır yükler altında ezilmektedir.

Başta tarım emekçileri olmak üzere dünyanın bütün emekçilerinin birleşmelerinin ve haklarını korumalarının çağımızdaki en iyi ve etkili yolu kooperatiflerdir. Dayanışmanın en demokratik zemini kooperatiflerdir.

İnananlar için Hakk, Yüce Yaratan’ın en önemli ismidir. Hakkın korunması, kimsenin hakkının yenilmemesi, işçinin hakkının alnının teri kuramadan ödenmesi manevi açıdan da önemlidir.

Hak, hukuk ve adaletin aydınlattığı Hakk yolundan ayrılmadan “Yaşasın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı”!

Paylaş:
Dr. Erhan Ekmen

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde Su Ürünleri Bölümü’nde lisans ve Tarım Ekonomisi Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamladı. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Ekonomi lisans eğitimi aldı.

Bunlara ilaveten mesleki alanda çok sayıda sertifikalı eğitime katıldı. Meslek hayatında 34 yılını tamamladı. TBMM’de 5 yıl Milletvekili Danışmanlığı ve THK’da Genel Başkan Danışmanlığı görevlerinde bulundu. Halen 28 yıldır görev yaptığı Tarım Bakanlığı’nda mühendis olarak çalışmaktadır.

Bakanlıkta daha çok dış ilişkiler, Avrupa Birliği ve projeler ile ilgili işlerde ve tarımsal istatistik alanında çalıştı. AB’ye uyum çalışmaları kapsamında iki ayrı Fasılda (Malların Serbest Dolaşımı ve Balıkçılık Fasıllarında)Türkiye Müzakere Heyetinde yer aldı ve Brüksel’deki çalışmalara katıldı. AB ile ilgili birçok Alt Çalışma Grubu’nda başkan ya da üye olarak görev aldı.

AB projelerinin hazırlanması, yürütülmesi ve değerlendirmesi ile ilgili çalışmalar yaptı. Bu kapsamda 1 yıl boyunca MFİB’de değerlendirme uzman olarak çalıştı. Ülkemizde tarım alanında bugüne kadar yapılan toplam 175 TAIEX eğitim faaliyetinin 15 tanesini gerçekleştirdi. Yine ülkemizde tarım alanında yapılan toplam 21 AB Projesinin 2 tanesini hazırlayarak ülkemize 2,6 milyon avroluk hibe destek kazandırdı.

Bu faaliyetler ilaveten yine mili bütçeli projeleri hazırladı. Doktora konusu olan “Üretici Örgütlenmesi” konusunda sahada rekabet gücü, değer zinciri alanlarında çalışmalarda bulundu. Çeşitli seminerlerde ve uluslararası konferanslarda mesleki konularda eğitimler vermekte ve sunumlar yapmaktadır. Tarım medyasında hem köşe yazarı hem de programcı olarak görev yapmaktadır.

Halen tarım ile ilgili 1 gazete, 6 dergi ve 4 web sitesinde de köşe yazarlığı yapmaktadır. Bugüne kadar yayımlanmış 1 kitabı ve ağırlıkla kooperatifçilik konularda 1.000’den fazla makalesi bulunmaktadır. Ayrıca 3 ayrı TV kanalında periyodik televizyon programları hazırlamakta ve sunmaktadır.

Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği’nde ve Türkiye Ziraatçılar Derneği’nde Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Yönetim Kurulu Yedek Üyesidir. Tarım ve Gıda Etiği Derneği ve Afrika Yatırımcılar Konseyi üyesidir. Birkaç kooperatifin kurucusu ya da ortağıdır.

    İlgili başlıklar

    Köşe Yazısı

    Halsizlik

    Çiftlik hayvanlarında halsizlik birçok hastalığın belirtisidir. Bu konu, bana çok sorulan sorular arasındadır. Genel olarak ...

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir