Köşe Yazısı

Tarımın Ruhuna…

Sevgili dostlar,

Türkiye’de artık tarımın ruhuna Fatiha okuyabiliriz. Tarım hiç olmadığı kadar zora girmiş durumda. ABD/İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın etkisiyle aşırı derecede artan mazot fiyatları köylüyü bırakın tarlasını-bağını-bahçesini işlemeyi buralara gitmekten bile alıkoyuyor.

Çiftçi sadece mazot değil, bunun yanı sıra artan diğer maliyet kalemleri karşısında da şaşkın durumda. Hele gübre savaşla birlikte fiyatı en çok artan ikinci girdi kalemi haline geldi. Gübrenin yanına bile yanaşılmıyor bu da önümüzdeki hasat döneminde verim azalışlarına neden olacak gibi duruyor.

Bir de geçenlerde elektrik ve doğalgaza yapılan zamlar var. Elektrik, çitçiler tarafından daha çok sulamada kullanılıyor. Elektrik parasına yetişemeyen çiftçi ya sulamayı bırakacak ya da az sulayacak ve bu da doğal olarak verim azalışlarına neden olacak.

Düşük enflasyonun yükü çiftçilerin sırtına

Zaten çitçiler, enflasyon artmasın diye kurban seçilmiş durumdalar. Gıda enflasyonu dolayısıyla da genel enflasyon artmasın diye çiftçilerin malları ucuza alınıyor. Ama tüketici pahalıya yiyor. Bunu bu yıl buğday, narenciye, şeftali, karpuz, zeytinyağı gibi ürünlerde yaşadık.

Maliyet enflasyonu devamlı artarken üretici fiyatları yerlerde sürünüyor. Elektrik gibi gıda depolamada, mazot gibi gıda taşınmasında kullanılan temel girdilerin artışı ile birlikte maliyetler artıyor ve bu da tüketici fiyatlarına eklemleniyor. Bu durumda pazar-market fiyatları artarken TÜİK aylık enflasyonu yüzde 1,94 yıllığı da yüzde 30,87 olarak açıklayıveriyor.

Yanlış hayvancılık politikaları

Hayvansal üretimde de tablo farklı değil. Et fiyatlarının yanına bile yaklaşılamıyor. Tüketici eti sadece vitrinde görüyor. Türkiye hayvancılığa elverişli doğası, çalışkan insanı olmasına rağmen yem, elektrik, mazot, veteriner ilaçlarının aşırı yükselmesi nedeniyle yeterince hayvanı yetiştiremiyor. Daha doğrusu yanlış hayvancılık politikaları ile yetiştirmesi baskılanıyor. Uygulanan politikalar yetiştirmeden ziyade ithalat lobilerinin işlerine geliyor. Söz konusu lobiler Romanya’dan-Uruguay’a kadar birçok ülkeden et ithalatı yapıyorlar. Buralardan ucuza alıp piyasaya yüksek fiyatlardan satıyorlar. 2025 yılında hayvan ithalatı için 1 milyar 191 milyon lira ödenmiş. Daha doğrusu bu para ithalat yapılan ülkelerin çiftçilerinin ceplerine konmuş.

Yapısal sorunlar

Bunları yazarken Türkiye hayvancılığın da bitkisel üretimde olduğu gibi yapısal sorunlarla boğuştuğunu biliyoruz. İthalat bir yana, yüksek buzağı ölümleri, artan hastalıklar, düşük veterinerlik hizmetleri, dışarıdan gelen yem katkı maddeleri, yetiştirici yaşlarının yüksek olması gibi sorunlar yetiştiricilerin önünde dağ gibi duruyor. Çok zahmetli bir iş olan hayvancılık böyle giderse tamamen bitecek ve ithalat lobileri bu durumdan daha fazla yararlanacaklar.

Pekala, çözüm olarak ne diyebiliriz? Gerek bitkisel üretimde gerekse hayvansal üretimde maliyetlerin düşürülmesi, gıda güvenliğinin sağlanması, aracıların azaltılmasıyla üreticilerin kazanması tüketicilerin de kaybetmemesi dolayısıyla tarımın ruhuna Fatiha okunmaması için bütün üretici-yetiştiricilerin kooperatifler şeklinde örgütlenmesi gerekiyor. 

Her zaman söylediğimiz gibi…

Prof. Dr. Harun Raşit Uysal

1961 yılında Kuşadası’nda doğdu. İlköğrenimini Kuşadası Yeniköy İlkokulu’nda,
ortaöğrenimini İzmir Güzelyalı Ortaokulu’nda, liseyi İzmir İnönü Lisesi’nde tamamladı.

1984 yılında E.Ü. Ziraat Fakültesi Tarım Ürünleri Teknolojisi Bölümü’nden mezun oldu. 1987

yılında E.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Süt Teknolojisi Ana Bilim Dalından yüksek lisans, 1993 yılında da doktora eğitimini tamamladı.

1993 yılında Yardımcı Doçent, 1996 yılında Doçent, 2003 yılında Profesör unvanını aldı.

2011-2016 yılları arasında Ege Üniversitesi Tire Kutsan Meslek Yüksekokulu’nda müdürlük görevini üstlendi.

Halen Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Başkanı olan Prof. Dr. Harun Raşit UYSAL, aynı zamanda Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliği ile Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) Süt ve Ürünleri, Çevre ve Çiftlik yönetimi daimi komite üyesidir.

Üç dönem de Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Yönetim Kurulu üyeliklerinde bulunmuştur.

    İlgili başlıklar

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir