Köşe Yazısı

Bardağın Ne Kadarı Dolu? (3)

Bardağın 2025 yılındaki örneklerle gerçekten ne kadarı dolu olduğuna baktıktan sonra tespitlerde bulunalım.

Aslında şikâyete hakkımız yoktur. Çünkü sorunlarımızın sebebi bellidir. “Niye sağlıksız sahte gıda var, niye zehirlenme var” sebebi bellidir. “Neden gençler tarımdan kaçıyor ve çiftçi yaş ortalaması 60’i geçti” sebebi belli. “Niçin ürettiğimiz gıdaya ulaşamıyoruz” sebebi belli. “Nasıl bu kadar zayıf ve sessiziz” sebebi belli. Onca eziyete rağmen cefakar çiftçinin fedakarlığı ile üretimin hala sürüyor olmasının da sebebi belli.

Sebepler bu kadar belli olsa da hala bardağın dolu olduğu iddiasında bulunanlar var. Kimse, uygulanan politikaların sayesinde üretim devam ediyor ve yapılanların başarılı olduğunu sanmasın. Herkes her şeyin farkında, kimse aptal değil.

Dünyanın en ağır enflasyonu karşısında mutfak masraflarını karşılayamadığı için vatandaş, yoksul sınırından açlık sınırına geçmiştir. Satın alma gücü giderek daha da vahimleşen vatandaşlarımızın gelirlerinin önemli bir bölümü gıda temini için harcanmaktadır. Bu pay, gıda enflasyonundaki artış nedeniyle her geçen gün hızla büyümektedir. Yani insanımız giderek sadece karın tokluğuna çalışır hale gelmiştir. Sevimsiz bir benzetmeyle tarihte 18. yüzyılda görülen pamuk tarlalarında karnını doyurmak ve barınmak için çalışan zenci kölelerinin hayat standartlarını anımsatan bir yaşam tarzını Yüce Türk Halkına layık görmek kabul edilemez.

Üstelik milleti doyuran çiftçinin bile açlık sınırına gelmiş olması, cinnet durumuna delalettir.

Sıra dışı bu durumun sebebi, ülkemizde uygulanan hatalı ve yanlış “sebep – sonuç” politikalar olduğu besbelli ortada olmasına rağmen hala akıllarla dalga geçen bir istatistikler yayınlanmaktadır. Örneğin resmi olarak kişi başı aylık gelirimizin 15 bin dolar yani aylık 55 bin TL olduğu iddia edilmektedir. Buna göre ülkede 4 kişilik bir ailelerin aylık 220 bin TL gelire sahip olması gerekmektedir. Ülke nüfusumuzun yaklaşık %80’e varan önemli kesimini oluşturan asgari ücretliler, emekliler, çiftçiler ya da işsizler aylık 30 bin TL’nin altında gelire sahipler. Bu durumda yeni doğmuş bebekleri dahi çalışsa 4 kişilik bir ailenin geliri 110 bin TL’ye ulaşmamaktadır. Ülkenin çok iyi eğitimli, devlet maaşlı %10’luk kesimine ait 4 kişilik aileler bile aylık 220 bin TL gelir seviyesine ulaşamamaktadır. Ülkenin %90’lik kesiminin cebine girmeyen bir tutar, nasıl ülke ortalaması olarak kabul edilebilir? Nasrettin Hoca’nın “kedi buradaysa ciğer nerede hesabı” durumu izah için yeterlidir.

Akla, mantığa ve bilime aykırı iddialarla halka söylenen yalanların belki de en acısı ahlaka ve vicdana aykırı olanlardır. Dünyada son 5 yıldır yaşanan salgın, küresel ısınma, doğal felaketler, savaşlar, ekonomik buhranlar bahane gösterilerek yaşanan büyük başarısızlar masum ve makul gösterilmeye çalışılıyor. Hatta suç başkasına atılıp olanların kader olduğu iddia edilmektedir. Hâlbuki bizimle benzer felaketleri yaşayan dünyanın geri kalanında enflasyon ve gıda fiyatları düşüyor. Üretimde bolluk yaşanmaktadır. Birilerini suçlayarak ve felaket tellallığı yaparak inananları kandırmaya çalışmak vicdanen kabullenilebilir bir durum değildir. Cumhuriyet tarihi boyunca din simsarlığı hiç bu seviyelere ulaşmamıştır.

Bu durumun doğal sonucu olarak ahlak sükût etmiştir. Haberlere bakın; fuhuş, uyuşturucu, şike, sahtekârlık, dolandırıcılık, zorbalık, hukuksuzluk, adaletsizlik üstü örtülemeyecek kadar günlük hayatımızın normali haline gelmiştir. Kısacası haksızlıklar silsilesi karşısında vatandaşa yaşatılanlar, kutsal kitabımızda anlatılan yok olmuş sapkın kavimlerin hikâyelerini anımsatmaktadır.

Bu keyfiyet, izahı mümkün olmayan ve kabul edilemez bir felakettir.

En kısa sürede 2026 yılında bu zulümden kurtulmak için gerekenler yapılmalıdır. Bu akıl tutulması karşısında yapılması gereken bellidir.

Paylaş:
Dr. Erhan Ekmen

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde Su Ürünleri Bölümü’nde lisans ve Tarım Ekonomisi Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimlerini tamamladı. Ayrıca Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Ekonomi lisans eğitimi aldı.

Bunlara ilaveten mesleki alanda çok sayıda sertifikalı eğitime katıldı. Meslek hayatında 34 yılını tamamladı. TBMM’de 5 yıl Milletvekili Danışmanlığı ve THK’da Genel Başkan Danışmanlığı görevlerinde bulundu. Halen 28 yıldır görev yaptığı Tarım Bakanlığı’nda mühendis olarak çalışmaktadır.

Bakanlıkta daha çok dış ilişkiler, Avrupa Birliği ve projeler ile ilgili işlerde ve tarımsal istatistik alanında çalıştı. AB’ye uyum çalışmaları kapsamında iki ayrı Fasılda (Malların Serbest Dolaşımı ve Balıkçılık Fasıllarında)Türkiye Müzakere Heyetinde yer aldı ve Brüksel’deki çalışmalara katıldı. AB ile ilgili birçok Alt Çalışma Grubu’nda başkan ya da üye olarak görev aldı.

AB projelerinin hazırlanması, yürütülmesi ve değerlendirmesi ile ilgili çalışmalar yaptı. Bu kapsamda 1 yıl boyunca MFİB’de değerlendirme uzman olarak çalıştı. Ülkemizde tarım alanında bugüne kadar yapılan toplam 175 TAIEX eğitim faaliyetinin 15 tanesini gerçekleştirdi. Yine ülkemizde tarım alanında yapılan toplam 21 AB Projesinin 2 tanesini hazırlayarak ülkemize 2,6 milyon avroluk hibe destek kazandırdı.

Bu faaliyetler ilaveten yine mili bütçeli projeleri hazırladı. Doktora konusu olan “Üretici Örgütlenmesi” konusunda sahada rekabet gücü, değer zinciri alanlarında çalışmalarda bulundu. Çeşitli seminerlerde ve uluslararası konferanslarda mesleki konularda eğitimler vermekte ve sunumlar yapmaktadır. Tarım medyasında hem köşe yazarı hem de programcı olarak görev yapmaktadır.

Halen tarım ile ilgili 1 gazete, 6 dergi ve 4 web sitesinde de köşe yazarlığı yapmaktadır. Bugüne kadar yayımlanmış 1 kitabı ve ağırlıkla kooperatifçilik konularda 1.000’den fazla makalesi bulunmaktadır. Ayrıca 3 ayrı TV kanalında periyodik televizyon programları hazırlamakta ve sunmaktadır.

Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği’nde ve Türkiye Ziraatçılar Derneği’nde Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmektedir. Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Yönetim Kurulu Yedek Üyesidir. Tarım ve Gıda Etiği Derneği ve Afrika Yatırımcılar Konseyi üyesidir. Birkaç kooperatifin kurucusu ya da ortağıdır.

    İlgili başlıklar

    Yorum yapın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir