Çay Tarımının Geleceği ve Üretici Beklentilerine Yönelik Açıklama Yapıldı
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Rize Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yayınlanan basın açıklamasında, çay tarımının sektörel sorunlarına ve üretici beklentilerine yer verildi.
ZMO Rize Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Pertek imzasıyla yayınlanan basın açıklamasında şu görüşlere verildi:
“Doğu Karadeniz Bölgemizin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısının temelini oluşturan çay tarımı; yüz binlerce üreticimizin doğrudan, milyonlarca insanımızın ise dolaylı geçim kaynağıdır. Stratejik bir tarımsal ürün olan çay, yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda bölgesel kalkınmanın, kırsal istihdamın ve gıda güvencesinin de vazgeçilmez bir unsurudur.
Ancak son yıllarda artan üretim maliyetleri, plansız uygulamalar, mevzuat eksiklikleri, bilgi kirliliği ve üretici gelirlerinde yaşanan düşüşler; çay tarımını sürdürülebilirlik açısından ciddi bir riskle karşı karşıya bırakmıştır. ZMO olarak, sektörün mevcut durumunu bilimsel veriler ışığında değerlendiriyor ve çözüm odaklı önerilerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz;
1. Yerli Çay Tüketiminin Teşviki ve Kamu Spotu Hazırlanması: Türkiye, dünyada kişi başı çay tüketiminde üst sıralarda yer almasına rağmen, yerli çayın doğru tanıtımı ve bilinçli tüketimi konusunda ciddi eksiklikler bulunmaktadır. Yerli çayımızın katkısız yapısı, sağlık üzerindeki olumlu etkileri ve üretim sürecindeki doğal avantajları yeterince anlatılamamaktadır.
Bu nedenle; yerli çayın sağlık, kalite ve kültürel değerini vurgulayan, doğru demleme yöntemlerini bilimsel temellerle anlatan, tüketicide farkındalık oluşturan ulusal çapta etkili kamu spotları hazırlanmalı ve yaygın biçimde yayınlanmalıdır. Bu çalışmalar hem iç tüketimi artıracak hem de üretici gelirlerine olumlu katkı sağlayacaktır.
2. Akademik Bilgi Üretimi ve İhtisas Üniversitesinin Etkin Rolü: Bölgemizde çay alanında ihtisaslaşmış üniversitenin, yalnızca eğitim veren değil; aynı zamanda sektöre yön veren, yol gösteren ve bilimsel rehberlik sunan bir yapıya kavuşması gerekmektedir.
Özellikle çay tarımı, bitki besleme, toprak sağlığı, iklim değişikliğinin çay tarımına etkileri, çay işleme ve teknolojileri konularında kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğinin önüne geçilmelidir. Üniversiteler; düzenli raporlar, kamuoyuna açık bilimsel açıklamalar ve üreticiye yönelik eğitim çalışmalarıyla sürece aktif biçimde dahil olmalıdır.
3. Kapsayıcı ve Bağlayıcı Bir Çay Kanunu Zorunluluğu: Çay sektörünün en temel sorunlarından biri, bütüncül ve bağlayıcı bir yasal çerçevenin bulunmamasıdır. Üreticiden sanayiciye, kamu kurumlarından tüketiciye kadar tüm paydaşları kapsayan bir Çay Kanunu artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Bu kanun ile;
Üretici hakları güvence altına alınmalı,
Fiyat istikrarı sağlanmalı, kalite standartları net biçimde belirlenmeli,
Kayıt dışılık önlenmeli, sürdürülebilir üretim modeli yasal zemine oturtulmalıdır.
Çay Kanunu, sektörde uzun vadeli planlamanın ve istikrarın temel taşı olacaktır.
4. Modern Tarım Teknikleri ve Bilimsel Uygulamaların Yaygınlaştırılması: Çay tarımında verim ve kalite artışı, ancak bilimsel temelli uygulamalarla mümkündür.
Bu kapsamda aşağıdaki uygulamaların yaygınlaştırılması zorunludur;
Budama, çapalama ve ot mücadelesi: Toprak ve bitki sağlığını esas alan, planlı ve zamanında yapılan bakım işlemleri teşvik edilmelidir.
Toprak analizine dayalı gübreleme: Rastgele ve aşırı gübre kullanımının önüne geçilmeli, toprak analizleri zorunlu hâle getirilerek doğru gübreleme politikaları uygulanmalıdır.
Biyolojik mücadele yöntemleri: Kimyasal girdilere bağımlılığı azaltan, çevreyi ve insan sağlığını koruyan biyolojik mücadele yöntemleri desteklenmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.
Bu uygulamalar hem verimliliği artıracak hem de uzun vadede üretim alanlarının korunmasını sağlayacaktır.
5. Üreticiye Doğrudan ve Şartlı Destek Mekanizmaları: Çay tarımında emek yoğun üretim yapan çiftçilerimiz, artan girdi maliyetleri karşısında ciddi bir yük altındadır. Budama, bakım, biyolojik mücadele ve toprak iyileştirme gibi işlemleri bizzat yapan üreticilerimizin emeği karşılıksız bırakılmamalıdır.
Bu nedenle; teknik uygulamaları yerine getiren üreticilere doğrudan, şeffaf ve denetlenebilir şartlı destek ödemeleri hayata geçirilmelidir. Destekler, üretimi ve kaliteyi esas alan bir sistemle planlanmalı; gerçek üretici korunmalıdır.
Sonuç ve çağrı olarak, ZMO Rize Şubesi olarak; çay tarımının geleceğinin bilim, planlama ve adaletli politikalarla güvence altına alınabileceğine inanıyoruz. Üreticiyi merkeze alan, çevreyi koruyan ve sektörü uzun vadeli düşünen her türlü çalışmanın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz. Yetkili kurumları; üreticilerimizin sesine kulak vermeye, bilimsel veriler ışığında somut ve kalıcı adımlar atmaya davet ediyoruz.”
(Haber: Bayram Ali Kavalcı)







