HaberlerToplum

“Geleceğin Kooperatifleri” Konuşuldu!

MarjinalSosyal’in, kurumların topluma değer katan çalışmalarını görünür kılmayı ve ilham verici iyi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı amaçlayan “Toplumsal Fayda Hikâyeleri” YouTube programının bu haftaki konuğu, Türkiye’de girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi hedefleyen Girişimcilik Vakfı (GİRVAK) oldu. Programda GİRVAK Genel Müdürü Mehru Öztürk, vakfın girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan çalışmalarını ve özellikle “Geleceğin Kooperatifleri” programı kapsamında yürüttükleri faaliyetleri anlattı.

Girişimcilik ekosisteminde ortak zemin yaklaşımı      

Girişimcilik Vakfı’nın, Türkiye’de gelişmekte olan girişimcilik ekosistemini büyütmek amacıyla kurulduğunu belirten Mehru Öztürk, “Girişimcilik kültürünün yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında ve kalkınmanın anahtarı olan yapılarda güçlenmesi gerektiğine inanıyor; farklı aktörlerin bir araya geldiği, birlikte üretmenin mümkün olduğu ortak zeminler kurmayı önemsiyoruz” dedi.Ekosistemdeki engellere çözüm odaklı yaklaşım
Türkiye’de girişimcilik ekosisteminin gelişimi önündeki temel engellere dikkat çeken Öztürk, bu alanda üç ana başlığa odaklandıklarını belirtti.

Özellikle teknoloji alanındaki yetenek açığına vurgu yapan Öztürk, bugüne kadar yaklaşık 10 bine yakın teknoloji yeteneğine ulaşan programlar geliştirdiklerini ifade etti. Kamu, özel sektör, girişimciler ve yatırım ekosistemini bir araya getiren projeler yürüttüklerini belirten Öztürk; kadın girişimciliği, tarım girişimciliği ve kooperatifçilik gibi alanlarda etki odaklı çalışmalar gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Finansmana erişim konusunda da önemli bir adım attıklarını belirten Öztürk, Türkiye Bilişim Vakfı ile kurdukları “Founder One” yatırım fonu aracılığıyla erken aşama etki odaklı girişimlerin desteklendiğini ve bu modelin sivil toplum açısından da öncü bir örnek sunduğunu vurguladı.

Geleceğin Kooperatifleri ile dönüşüm

Google.org desteğiyle hayata geçirilen “Geleceğin Kooperatifleri” programına değinen Öztürk, programın kooperatifleri daha sürdürülebilir ve rekabetçi yapılara dönüştürmeyi amaçladığını belirtti. Türkiye’de sayıları on binlerle ifade edilen kooperatiflerin ürün kalitesi yüksek olsa da marka, pazarlama ve teknoloji kullanımı alanlarında gelişime ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Kahramanmaraş depremlerinin ardından programın odağını deprem bölgesine kaydırdıklarını aktaran Öztürk, bölgedeki kooperatiflerin dayanıklılığı ve üretim motivasyonunun kendileri için ilham verici olduğunu ifade etti. Program sürecinde kadın kooperatiflerinin öne çıktığını da sözlerine ekledi.

Teknoloji ve yapay zekâ ile güçlenen kooperatifler

Program kapsamında kooperatiflere girişimcilik, finansal okuryazarlık ve teknoloji alanlarında eğitimler sunduklarını belirten Öztürk, özellikle yapay zekâ kullanımının bu dönüşümde önemli bir rol oynadığını ifade etti.

Yapay zekâ sayesinde kooperatif üyelerinin marka ve etiket tasarımlarını daha kolay yapabildiğini belirten Öztürk, bu sürecin dijital araçlara daha önce mesafeli olan bireylerin teknolojiyle bağ kurmasını sağladığını ve özgüvenlerini artırdığını söyledi. Ayrıca üniversiteler ve tasarım odaklı kurumlarla yapılan iş birlikleriyle markalaşma süreçlerini desteklediklerini ve e-ticaret platformlarına erişimi kolaylaştırdıklarını ifade etti.

Yerelden globale uzanan hikâyeler

Yerel ürünlerin uluslararası pazarlara açılmasının önemine dikkat çeken Mehru Öztürk, Hatay’daki “Barışçıl İpek” ve Gaziantep’teki “Kutnu” kumaşı gibi özgün değerlerin küresel ölçekte tanıtılmasının hem ekonomik hem de kültürel açıdan katkı sağladığını belirtti. Bu yaklaşımın, ürünlerin hikâyelerini dünyaya taşıyarak daha geniş bir etki yaratmanın anahtarı olduğunu vurguladı.

Öztürk,Kooperatifçilik algısı henüz istenen noktada değil. Bu alanda daha fazla farkındalık çalışmasına ihtiyaç var. Özel sektörün kooperatiflerle kurduğu ilişkinin destek boyutunun ötesine geçmesi ve bu yapıların KOBİ’ler ve girişimler gibi ticari iş ortakları olarak konumlandırılması büyük önem taşıyor” dedi. Etki analizi ve gelecek hedefleri

Programın etkisini ölçmek için kapsamlı analizler yaptıklarını belirten Öztürk; öğrenme çıktıları, satış performansı, markalaşma ve iş birlikleri gibi farklı başlıklarda değerlendirmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.

En güçlü etkinin ise katılımcıların dönüşüm hikâyelerinde görüldüğünü vurgulayan Öztürk, gelecekte yapay zekâ okuryazarlığına odaklanarak kooperatif üyelerinin doğru sorular sorma ve etkili “prompt” yazma becerilerini geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.

Toplumsal fayda için iş birliği çağrısı

Programın sonunda toplumsal fayda alanında çalışmak isteyen kurumlara çağrıda bulunan Öztürk, sürdürülebilir sosyal etki için açık ve iş birliğine dayalı yaklaşımların önemine dikkat çekti. Öztürk, “Gençlere, kadınlara ve kooperatiflere ulaşma konusundaki deneyimimizle güçlü iş birlikleri kurabiliriz. Toplumsal fayda, ancak birlikte hareket ederek büyüyebilir” dedi.

İlgili başlıklar

Yorum yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir