Tarım Makineleri ve Teknolojileri Sektörü, Masaya Yatırıldı
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde, “Tarım Teknolojileri ve Mekanizasyon Sektör Buluşması” gerçekleştirildi. Toplantı, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı başkanlığında yapıldı.
Toplantıya Bakanlık adına; Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Özel Kalem Müdürü Çağrı Gülelçin, Genel Müdür Yardımcısı Kutluhan Özdemir, Daire Başkanı Dr. Mustafa Gezici, Daire Başkanı Salih Sınıkçı, TAMTEST Müdür V. Dr. Nihat Sönmez ve diğer Bakanlık mensupları ile Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği Derneği (TARMAKBİR) Yönetim Kurulu ve firma temsilcileri katıldı.
Tarım makinelerinin mevcut durumu
Toplantıda tarım makineleri ve mekanizasyon sektörünün mevcut durumu, iç pazarda yaşanan daralma, finansmana erişim sorunları, ihracat görünümü, haksız rekabet, teşvik mekanizmaları ve tarımsal mekanizasyon parkının yenilenmesi konuları ele alındı.
Yapılan değerlendirmelerde, Türkiye tarım makineleri sektörünün stratejik öneme sahip bir sanayi kolu olduğu vurgulandı. Genel makine endüstrisi içinde istihdam, üretim değeri, iç pazar hacmi ve iç pazardaki yerlilik oranı gibi birçok göstergede ilk sıralarda yer alan sektörün, ihracatta da önemli bir gelişim kaydettiği ifade edildi. Türkiye’nin tarım makineleri ihracatında 2025 yılında 1,5 milyar doları aşan hacim ve yaklaşık 400 milyon dolar dış ticaret fazlası ile dünya sıralamasında 17’nci sıraya yükseldiği belirtildi.
İç pazarda daralma
Bununla birlikte, son dönemde iç pazarda belirgin bir daralma yaşandığına dikkat çekildi. 2025 yılında traktör üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 41 azalarak 42.734 adede gerilediği, 2026 yılının ilk dört ayında ise daralmanın daha da belirginleştiği; traktör tescillerinin geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 67 azalarak 6.646 adede düştüğü kaydedildi. Benzer sorunların diğer tarım makineleri gruplarında da yaşandığı ifade edildi.
Sektörün önemli sorun alanlarından birinin de iç pazarda yıllar itibarıyla yaşanan yüksek dalgalanma olduğu dile getirildi. Satış adetlerinde yıllık bazda görülen sert artış ve düşüşlerin; üretim, stok, yatırım ve istihdam planlamasını zorlaştırdığı, ayrıca gelecek döneme ilişkin sağlıklı pazar tahminleri yapılmasını güçleştirdiği ifade edildi. Gelişmiş batı pazarlarında benzer ölçekte dalgalanmaların yaşanmadığına dikkat çekilerek, Türkiye’de daha öngörülebilir, istikrarlı ve sürdürülebilir bir iç pazar yapısının oluşturulmasının sektör açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı.
Finansmana erişim sorunları
Toplantıda ayrıca sektörün öncelikli sorun alanlarından birinin finansmana erişim olduğu dile getirildi. Çiftçilerin makine ve teknoloji yatırımlarında büyük ölçüde banka kredisi ve benzeri dış finansman kaynaklarına ihtiyaç duyduğu, ancak yüksek faiz oranları ve krediye erişimdeki güçlüklerin yatırım kararlarını ertelediği belirtildi. Bu kapsamda zirai kredilerde faiz oranlarının yeniden değerlendirilmesi, vadelerin uzatılması, kredi limitlerinin güncel makine fiyatlarıyla uyumlu hale getirilmesi ve yerli üretim makine ekipmanlara yönelik avantajlı desteklerin artırılması gerektiği vurgulandı.
Sektörde haksız rekabetin önlenmesi de toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı. Zorunlu belgelere sahip olmadan üretim yapılması, piyasa denetimlerinin yetersizliği, sınai mülkiyet hakları ihlalleri ve kayıt dışı faaliyetlerin sektörde kaliteyi, markalaşmayı ve ölçek ekonomilerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Etkin piyasa gözetimi ve denetimi, nitelikli üretimi teşvik eden destek modelleri ve sektörel kümelenmelerin güçlendirilmesi gerektiği değerlendirildi.
Dış ticaret başlığında ise 2025 yılında sektörün 1,462 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiği ve 379,9 milyon dolar dış ticaret fazlası verdiği belirtildi. 2026 yılının ilk üç ayında ihracatın yüzde 17,3 artışla 330 milyon dolara ulaştığı, ancak bu artışın sektör genelinde kalıcı bir toparlanma olarak değerlendirilmemesi gerektiği; özellikle traktör dışındaki tarım makineleri ihracatında baskının sürdüğü ifade edildi.
Makine parklarının yenilenmesi
Toplantıda ayrıca Türkiye’de tarım makineleri parkının yaşlılığına dikkat çekilerek, ekonomik ömrünü tamamlamış makine ve ekipmanlar için yenileme teşviklerinin gündeme alınmasının önem taşıdığı vurgulandı. Park yenilemesinin yalnızca iç pazarı canlandırmakla kalmayacağı; yakıt verimliliği, bakım maliyetlerinin azalması, iş güvenliği, çevresel sürdürülebilirlik ve akıllı tarım uygulamalarına geçiş açısından da stratejik katkı sağlayacağı belirtildi.
Bakanlığın görev ve yetki alanına giren konularda gerekli çalışmaların yürütüleceği, bu kapsamda yakın dönem yeni destek programlarında tarım makinelerine ayrılan bütçenin artırılmasına yönelik değerlendirmelerin yapılacağı; diğer bakanlıkların görev alanına giren başlıklarda ise ilgili kurumlar nezdinde girişimlerde bulunulabileceği ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Bakanlık tarafından çalışmaları devam eden “2026-2030 Yapay Zekâ Destekli Dijital Dönüşüm Strateji Belgesi ve Eylem Planı” ile uyumlu olarak, tarım makineleri sektörünün dijitalleşme ve akıllı tarım uygulamalarındaki rolüne dikkat çekildi. Yapay zekâ destekli karar alma süreçleri, veri odaklı üretim ve akıllı mekanizasyon çözümlerinin, tarımda verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlayacağı değerlendirildi.








